Çocuklarda Kaygı Belirtileri Nelerdir?
Güncelleme tarihi: 11 Eyl

“Başına kötü bir şey gelecek diye sürekli endişeleniyor.”
“Okula gitmeden önce karnı ağrıyor.”
“Yanımdan ayrılmak istemiyor.”
“Her şeyi tekrar tekrar soruyor: Emin misin? Gerçekten bir şey olmayacak mı?”
“Yanlış yapmaktan çok korkuyor.”
Çocukların zaman zaman korkması ve kaygılanması gelişimin normal bir parçasıdır.
Yeni bir okula başlamak, sınava girmek, ebeveynden ayrılmak veya kalabalık bir grubun önünde konuşmak çocukta kaygı oluşturabilir.
Burada önemli ayrım şudur:
Kaygının varlığı değil; ne kadar yoğun olduğu, ne kadar sürdüğü ve çocuğun günlük yaşamını ne kadar etkilediği önemlidir.
Amerikan Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Akademisi (AACAP), çocukluk döneminde bazı korku ve kaygıların gelişimsel olarak normal olduğunu; ancak kaygının çocuğun okul, arkadaşlık, aile yaşamı veya günlük aktivitelerine katılımını engellemeye başladığında değerlendirme gerekebileceğini belirtmektedir.
Kaygı Nedir?
Kaygı, kişinin bir tehlike veya olumsuz durum olabileceğini düşündüğünde ortaya çıkan doğal bir bedensel ve duygusal tepkidir.
Örneğin çocuk ertesi gün sınava girecekse:
Kalbi hızlı atabilir,
biraz endişelenebilir,
sınavı düşünüp durabilir.
Bu tek başına bir problem değildir.
Kaygı bazen çocuğu hazırlanmaya ve dikkatli olmaya bile yönlendirebilir.
Ancak kaygı:
Çok yoğun hale geliyorsa,
uzun süre devam ediyorsa,
sürekli kaçınmaya neden oluyorsa,
çocuğun okulunu, uykusunu veya sosyal yaşamını etkiliyorsa
artık daha yakından değerlendirilmesi gerekir.
NHS de kaygının günlük aktiviteleri engellemeye başladığında ve zamanla azalmayıp yoğunlaştığında profesyonel destek gerekebileceğini belirtmektedir.
Çocuklarda Kaygı Belirtileri Nasıl Görünür?
Kaygılı çocuk her zaman:
“Ben kaygılıyım.”
demez.
Özellikle küçük çocuklar yaşadıkları duygunun ne olduğunu tarif etmekte zorlanabilir.
Bu nedenle kaygı bazen davranış veya fiziksel şikâyet olarak ortaya çıkar.
1. Sürekli Endişelenme
Çocuk sık sık:
“Ya anneme bir şey olursa?”
“Ya sınavdan düşük alırsam?”
“Ya öğretmen bana kızarsa?”
“Ya arkadaşım benimle konuşmazsa?”
“Ya hasta olursam?”
gibi olumsuz ihtimaller üzerinde durabilir.
Normalde küçük bir olasılık olan durumlar çocuğun zihninde büyük bir tehdit gibi görünebilir.
Özellikle büyük çocuklar ve ergenlerde kaygı:
Okul,
başarı,
arkadaşlıklar,
gelecek,
hata yapmak
üzerinden görülebilir.
NIMH, çocuk ve ergenlerde yaygın kaygının sıklıkla okul, arkadaşlıklar, gelecek ve başkalarını hayal kırıklığına uğratma endişeleriyle ilişkili olabileceğini belirtmektedir.
2. Sürekli Güvence İsteme
Kaygılı çocuk aynı soruyu birçok kez sorabilir:
“Gerçekten geleceksin değil mi?”
“Kesin kötü bir şey olmayacak değil mi?”
“Ödevim doğru mu?”
“Öğretmen bana kızmaz değil mi?”
Ebeveyn cevap verir.
Çocuk birkaç dakika rahatlar.
Sonra aynı soruyu tekrar sorabilir.
Bu davranış çocuğun kaygısını kısa süreli azaltabilir; ancak zamanla çocuk kendi belirsizliğini yönetmek yerine sürekli dışarıdan güvence aramaya başlayabilir.
AACAP da kaygılı çocukların yoğun biçimde güvence arayabileceğini belirtmektedir.
3. Karın Ağrısı ve Baş Ağrısı
Çocuklarda kaygı yalnızca düşüncelerle ortaya çıkmaz.
Vücutta da hissedilebilir.
Çocuk özellikle kaygılandığı zamanlarda:
karın ağrısı,
baş ağrısı,
mide bulantısı,
kalp çarpıntısı hissi,
terleme,
titreme,
sık tuvalete gitme
gibi şikâyetler yaşayabilir.
NIMH ve Amerikan Pediatri Akademisi, kaygının çocuklarda mide rahatsızlığı, baş ağrısı, kalp hızlanması, titreme ve benzeri bedensel belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirtmektedir.
Ancak tekrarlayan fiziksel şikâyetlerin otomatik olarak kaygıya bağlanmaması gerekir.
Öncelikle gerektiğinde tıbbi nedenler değerlendirilmelidir.
4. Okula Gitmek İstememe
Bazı çocuklarda kaygı özellikle sabah ortaya çıkabilir.
Çocuk:
“Mideme ağrı girdi.”
“Bugün okula gitmesem?”
“Başım ağrıyor.”
diyebilir.
Hafta sonu belirgin bir sorun yokken pazar akşamı veya pazartesi sabahı şikâyetler tekrar başlayabilir.
Bunun altında:
Ayrılık kaygısı,
sınav kaygısı,
sosyal kaygı,
öğretmenle ilgili korku,
akran zorbalığı,
akademik güçlük
gibi farklı nedenler bulunabilir.
Bu nedenle yalnızca:
“Okula gitmek istemiyor.”
demek yerine neden kaçınmaya başladığını anlamak gerekir.
AAP, kaygının bazı çocuklarda okula gitmeyi veya okulda odaklanmayı ciddi biçimde zorlaştırabileceğini belirtmektedir.
5. Ebeveynden Ayrılmakta Zorlanma
Özellikle küçük çocuklarda belirli dönemlerde ebeveynden ayrılma kaygısı gelişimin doğal bir parçasıdır.
AACAP, yaklaşık 8. aydan okul öncesi döneme kadar bazı çocuklarda ebeveynden ayrılma sırasında yoğun sıkıntının gelişimsel olarak görülebileceğini belirtmektedir.
Ancak yaşına göre çok yoğun hale geldiğinde çocuk:
Okula gitmek istemeyebilir,
Tek başına odada kalamayabilir,
Ebeveyn başka yere gittiğinde yoğun korku yaşayabilir,
Sürekli ebeveyninin başına kötü bir şey geleceğini düşünebilir.
Burada yine yaş, yoğunluk ve günlük yaşama etkisi önemlidir.
6. Uyku Problemleri
Kaygılı çocuklarda uyku sırasında:
Uykuya dalamama,
yalnız uyumak istememe,
gece sık uyanma,
kötü rüyalar,
ebeveynin yanına gelme
görülebilir.
Çocuk yatağa girdiğinde gündüz bastırdığı endişeler daha görünür hale gelebilir.
NHS, uyku güçlükleri ve gece uyanmalarını çocuklarda kaygıyla birlikte görülebilecek belirtiler arasında göstermektedir.
7. Çabuk Öfkelenme
Kaygı her zaman korkmuş veya sessiz görünmek değildir.
Bazı çocuklarda:
Sinirlilik,
sabırsızlık,
ani öfke,
ağlama
şeklinde ortaya çıkabilir.
Örneğin çocuk ertesi gün okulda sunum yapacağı için çok kaygılıdır.
Ama:
“Sunumdan korkuyorum.”
demek yerine evde en küçük şeye sinirlenmeye başlayabilir.
NHS de çocuklarda irritabilite ve kontrol edilmesi zor öfke patlamalarını olası kaygı belirtileri arasında belirtmektedir.
8. Dikkatini Toplamakta Zorlanma
Kaygılı çocuk zihninde sürekli:
“Ya yanlış yaparsam?”
“Ya öğretmen bana sorarsa?”
“Ya annem geç kalırsa?”
diye düşünüyorsa dikkatinin önemli bir bölümü bu düşüncelerle meşgul olabilir.
Bu nedenle:
Derse odaklanmakta,
ödevi takip etmekte,
söylenenleri hatırlamakta
zorlanabilir.
Dikkat problemi bu nedenle her zaman DEHB anlamına gelmez. NIMH de kaygının konsantrasyon güçlüğüyle birlikte görülebileceğini belirtmektedir.
9. Hata Yapmaktan Aşırı Korkma
Bazı kaygılı çocuklar dışarıdan oldukça başarılı görünebilir.
Ödevlerini eksiksiz yapar.
Kurallara uyar.
Öğretmenini dikkatle dinler.
Ancak bunun altında:
“Hata yaparsam kötü olur.”
şeklinde yoğun kaygı bulunabilir.
Çocuk:
Ödevini defalarca kontrol edebilir,
çok küçük hatalarda ağlayabilir,
yeni bir şeyi denemek istemeyebilir,
her şeyin kusursuz olmasını isteyebilir.
NIMH, kaygılı çocuk ve gençlerde hata yapma korkusu ve mükemmeliyetçi davranışların görülebileceğini belirtmektedir.
10. Sosyal Ortamlardan Kaçınma
Bazı çocuklar:
Sınıfta konuşmak,
yeni biriyle tanışmak,
arkadaş grubuna katılmak,
öğretmene soru sormak,
restoranda sipariş vermek
gibi sosyal durumlarda yoğun kaygı yaşayabilir.
Çocuk:
“Gitmek istemiyorum.”
diyebilir.
Bu durum dışarıdan yalnızca:
“Utangaç.”
gibi görünebilir.
Ancak sosyal kaygı belirgin olduğunda çocuk yapmak istediği şeylerden bile kaçınabilir.
NIMH sosyal kaygının çocukluk veya ergenlik döneminde başlayabileceğini ve sosyal ortamlardan kaçınmayla kendini gösterebileceğini belirtmektedir.
Sessiz ve Uyumlu Çocuklarda Kaygı Gözden Kaçabilir mi?
Evet.
Bu özellikle önemli bir noktadır.
Bazı kaygılı çocuklar:
Sessiz,
kurallara uyan,
öğretmeni rahatsız etmeyen,
yetişkinleri memnun etmeye çalışan
çocuklardır.
Bu nedenle davranış problemi olmadığı için kaygıları uzun süre fark edilmeyebilir.
AACAP, kaygılı çocukların bazen sessiz, uyumlu ve yetişkinleri memnun etmeye çalışan çocuklar olabildiğini ve bu nedenle güçlüklerinin gözden kaçabileceğini özellikle vurgulamaktadır.
Normal Korku ile Kaygı Problemi Arasındaki Fark Nedir?
En önemli ölçütlerden biri işlevselliktir.
Örneğin:
Normal kaygı
Çocuk ertesi gün sınav olduğu için endişeli.
Ama sınava gidiyor ve zamanla sakinleşiyor.
Daha fazla değerlendirme gerektirebilecek kaygı
Çocuk haftalar boyunca sınav korkusu nedeniyle:
Uyuyamıyor,
sürekli ağlıyor,
okula gitmek istemiyor,
sınava girmekten kaçınıyor.
Burada kaygı artık günlük yaşamı belirgin şekilde etkilemektedir.
NIMH, bir duygu veya davranış haftalarca sürüyor, çocukta veya ailede belirgin sıkıntı yaratıyor ya da okul, ev ve arkadaşlık işlevlerini etkiliyorsa değerlendirme düşünülmesini önermektedir.
Çocuklarda Hangi Kaygı Türleri Görülebilir?
Kaygı farklı şekillerde ortaya çıkabilir.
Ayrılık Kaygısı
Ebeveynden ayrılmayla ilgili yoğun endişe.
Sosyal Kaygı
Başkaları tarafından değerlendirilme, utanma veya hata yapma korkusu.
Yaygın Kaygı
Okul, aile, sağlık, arkadaşlık ve gelecek gibi birçok konuda aşırı endişe.
Özgül Korkular
Belirli hayvan, durum veya nesneye karşı yoğun korku.
Ancak ebeveynin internet üzerindeki belirtilerden hareketle çocuğuna tanı koymaya çalışması doğru değildir.
Çocuğun bütün gelişim ve yaşam bağlamı değerlendirilmelidir.
Kaygılı Çocuğa Nasıl Yaklaşmalıyım?
1. Korkusunu Küçümsemeyin
“Bunda korkacak ne var?”
“Saçmalama.”
“Bebek misin?”
yerine:
“Bunun seni endişelendirdiğini görüyorum.”
diyebilirsiniz.
Çocuğun korkusunu kabul etmek, korktuğu şeyin gerçekten tehlikeli olduğunu söylemek anlamına gelmez.
Önce çocuğun yaşadığı duyguyu anlamak önemlidir.
2. Çocuğun Yerine Her Problemi Çözmeyin
Çocuk sunum yapmaktan korkuyor.
Kaygısını azaltmak için:
“Tamam, öğretmenine söyleyelim hiç sunum yapma.”
demek kısa vadede rahatlatabilir.
Ancak çocuk sürekli korktuğu durumdan kaçarsa:
“Bununla baş edemem.”
inancı güçlenebilir.
AAP, kaygıyla baş etmede çocuğun korktuğu durumlarla kademeli ve destekli biçimde yüzleşmesinin ve cesur davranışlarının desteklenmesinin yararlı olabileceğini belirtmektedir.
Bu elbette çocuğu yoğun korkusunun içine zorla atmak anlamına gelmez.
3. Büyük Korkuları Küçük Adımlara Bölün
Örneğin çocuk sınıfta sunum yapmaktan korkuyor.
Doğrudan:
“Yarın 30 kişinin önüne çıkacaksın.”
yerine süreç kademeli olabilir:
Evde ebeveyne anlatmak
İki kişiye anlatmak
Öğretmene anlatmak
Küçük grupta sunmak
Sınıfta sunmak
Bu tür kademeli yaklaşım özellikle profesyonel destek sürecinde kullanılabilir.
4. Sürekli “Korkma” Demeyin
“Korkma.”
çocuğun korkusunu otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
Daha işlevsel bir mesaj:
“Korkmuş olabilirsin ama birlikte küçük bir adım deneyebiliriz.”
olabilir.
Amaç çocuğa:
“Kaygı hiç olmayacak.”
değil,
“Kaygı olsa da bununla baş edebilirim.”
deneyimini kazandırmaktır.
5. Duygular Hakkında Konuşun
Çocuk sakinken:
Endişe
Korku
Heyecan
Üzüntü
Öfke
gibi duygular hakkında konuşabilirsiniz.
Örneğin:
“Kaygılandığında vücudunda ne hissediyorsun?”
diye sorabilirsiniz.
Çocuk:
“Karnım ağrıyor.”
“Kalbim hızlı atıyor.”
diyebilir.
Bu farkındalık çocuğun yaşadığı duyguyu anlamasını kolaylaştırabilir.
6. Sakinleşme Becerilerini Çocuk Sakinken Öğretin
Çocuk çok yoğun kaygı yaşarken ilk kez nefes egzersizi öğretmeye çalışmak zor olabilir.
Bunun yerine sakin zamanlarda:
Yavaş nefes alma,
kasları gevşetme,
olumlu ve gerçekçi iç konuşma,
kısa bir mola
gibi yöntemler uygulanabilir.
AAP, derin nefes, kas gevşetme ve “Bunu deneyebilirim” gibi destekleyici iç konuşmaları evde uygulanabilecek kaygı yönetimi yöntemleri arasında göstermektedir.
7. Düzenli Rutin Oluşturun
Belirsizlik bazı çocukların kaygısını artırabilir.
Örneğin:
Düzenli uyku,
yemek saatleri,
okul rutini,
ödev zamanı
çocuğun gün içinde ne bekleyeceğini bilmesini kolaylaştırabilir.
AAP, aile rutinlerinin çocuklarda güven ve öngörülebilirlik hissini destekleyebileceğini belirtmektedir.
8. Uykuyu Önemseyin
Kaygı uykuyu bozabilir.
Yetersiz uyku da ertesi gün:
Kaygıyı,
irritabiliteyi,
dikkatsizliği
artırabilir.
Bu nedenle uyku düzeni genel değerlendirmede mutlaka ele alınmalıdır.
9. Öğretmenle Konuşun
Çocuğunuz:
Okula gitmek istemiyorsa,
sunumlardan kaçınıyorsa,
arkadaşlarıyla konuşmakta zorlanıyorsa,
sınavlarda çok yoğun kaygı yaşıyorsa
öğretmenin gözlemleri önemli olabilir.
AAP, okul kaygısında aile ile okulun birlikte hareket etmesini önermektedir.
Kaygılı Çocuğa Sürekli Güvence Vermek Doğru mu?
Çocuğu rahatlatmak doğaldır.
Ancak aynı soruya:
“Kesin bir şey olmayacak.”
“Kesin hata yapmayacaksın.”
“Kesin herkes seni sevecek.”
gibi sonsuz güvence vermek her zaman mümkün değildir.
Hayatta her şeyi garanti edemeyiz.
Daha yararlı mesaj bazen:
“Ne olacağını kesin bilmiyoruz ama olursa ne yapabileceğimizi birlikte düşünebiliriz.”
şeklindedir.
Bu yaklaşım çocuğun belirsizliği zamanla daha iyi tolere etmesini destekleyebilir.
Kaygı ile Öfke Karışabilir mi?
Evet.
Özellikle küçük çocuklarda:
Kaygı → huzursuzluk → öfke
şeklinde görülebilir.
Örneğin çocuk kalabalık bir doğum gününe gitmekten endişelidir.
Ama:
“Kaygılıyım.”
demek yerine giyinmek istemez, bağırır veya ağlar.
Bu nedenle öfkenin öncesindeki olayları incelemek önemlidir.
Kaygı ile DEHB Karışabilir mi?
Bazı belirtiler dışarıdan benzer görünebilir.
Örneğin hem kaygılı hem dikkat güçlüğü yaşayan bir çocuk:
Dikkatini toplamakta,
yönerge takip etmekte,
görev tamamlamakta
zorlanabilir.
Bu nedenle sadece:
“Derste dikkati dağılıyor.”
gözleminden DEHB sonucu çıkarılmamalıdır.
Çocuğun endişeleri, uyku düzeni ve diğer belirtileri de değerlendirilmelidir.
Karın Ağrısı Gerçek mi, Psikolojik mi?
Bu ayrım bazen ailelerin kafasını karıştırır.
Kaygıyla ilişkili bir karın ağrısı da çocuk tarafından gerçekten hissedilir.
Çocuk numara yapıyor olmak zorunda değildir.
Ancak tekrarlayan veya ciddi fiziksel belirtilerde önce uygun tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.
NIMH, çocuklarda sık tekrarlayan ve açıklanamayan baş veya karın ağrılarının ruh sağlığı değerlendirmesinde dikkate alınabilecek belirtilerden biri olduğunu belirtmektedir.
Ne Zaman Profesyonel Destek Alınmalı?
Çocuğun kaygısı:
Haftalarca devam ediyorsa,
Giderek artıyorsa,
Okula gitmesini engelliyorsa,
Uykusunu belirgin etkiliyorsa,
Arkadaşlarından uzaklaşmasına yol açıyorsa,
Sürekli fiziksel şikâyetlere neden oluyorsa,
Aileden ayrılmasını ciddi biçimde engelliyorsa,
Yaşına uygun aktivitelerden kaçınmasına neden oluyorsa,
Aile yaşamını belirgin şekilde etkiliyorsa
profesyonel değerlendirme düşünülebilir.
AACAP özellikle kaygının ebeveynden ayrılma, okula gitme veya arkadaş edinme gibi normal aktiviteleri engellemeye başladığında çocuk ruh sağlığı uzmanından değerlendirme alınmasını önermektedir.
Kendine Zarar Vermekten Bahsediyorsa Ne Yapılmalı?
Bu durum sıradan kaygı önerileriyle takip edilmemelidir.
Çocuk veya ergen:
Kendisine zarar vermekten,
ölmek istemekten,
başka birine zarar vermekten
bahsediyorsa gecikmeden acil profesyonel yardım alınmalıdır.
NIMH de güvenliği tehdit eden davranışlar veya kendine ya da başkasına zarar verme düşünceleri olduğunda hemen yardım alınmasını önermektedir.
Çocuklarda Kaygı Nasıl Değerlendirilir?
Değerlendirme yalnızca:
“Çocuk kaygılı mı?”
sorusundan oluşmaz.
Çocuğun yaşına ve ihtiyacına göre:
Kaygının ne zaman başladığı,
Nelerden endişelendiği,
Kaçınma davranışları,
Bedensel belirtileri,
Uyku,
Okul yaşamı,
Arkadaşlık ilişkileri,
Aile yaşamı,
Gelişim öyküsü
ele alınabilir.
Aile görüşmesi önemli bir parçadır.
Gerektiğinde öğretmenden de bilgi alınabilir.
NIMH, çocuk ruh sağlığı değerlendirmesinin genellikle aile görüşmesini, gelişim ve tıbbi öyküyü, okuldan alınabilecek bilgileri ve gerektiğinde çocukla yapılan görüşme ve gözlemleri içerdiğini belirtmektedir.
Çocuklarda Kaygı Tedavi Edilebilir mi?
Evet.
Çocukluk çağı kaygı sorunları için etkili psikolojik müdahaleler bulunmaktadır.
Amerikan Pediatri Akademisi, bilişsel davranışçı terapinin kaygılı çocuklar için yararlı olabileceğini belirtmektedir.
AACAP da çocukluk ve ergenlik kaygılarında psikoterapi, davranışsal müdahaleler, aile katılımı ve gerektiğinde çocuk ve ergen psikiyatristi tarafından değerlendirilen ilaç tedavisinin kullanılabileceğini belirtmektedir.
Hangi yaklaşımın uygun olduğu:
Çocuğun yaşına,
Kaygının türüne,
Şiddetine,
Günlük yaşam üzerindeki etkisine
göre belirlenmelidir.
Cliniq'te Çocuklarda Kaygı Değerlendirmesi
Cliniq'te:
“Çocuğum çok kaygılı.”
başvurusu yalnızca çocuğun korktuğu şeylerin listesini çıkararak değerlendirilmez.
İhtiyaca göre:
Kaygının tetikleyicileri,
Kaygılı düşünceler,
Kaçınma davranışları,
Bedensel belirtiler,
Duygu düzenleme,
Öz güven,
Okul yaşamı,
Arkadaş ilişkileri,
Uyku,
Aile yaklaşımı ve rutinleri
birlikte ele alınır.
Aile görüşmesi değerlendirme sürecinin önemli bir parçasıdır ve gerektiğinde okuldan bilgi alınabilir.
Amaç çocuğa:
“Korkmamalısın.”
demek değil;
kaygısını tanımasını, onunla baş edebilmesini ve kaygı nedeniyle yaşamını giderek daha fazla sınırlandırmamasını desteklemektir.
Daha kapsamlı psikiyatrik değerlendirme veya tıbbi tedavi gereksinimi düşünülürse çocuk ve ergen psikiyatrisideğerlendirmesine yönlendirme yapılır.
Cliniq
Sağlıklı Yaşam Merkezi
Hafiziye, İki Nisan Blv. No:78G
İpekyolu / Van 65100
Telefon:
0432 502 72 22
WhatsApp:
0501 369 43 26
Çalışma Saatleri:
Pazartesi–Cuma: 09:00–20:00
Cumartesi: 09:00–18:00
Sık Sorulan Sorular
Çocuklarda kaygı normal midir?
Evet. Belirli korku ve kaygılar çocuk gelişiminin normal bir parçasıdır. Kaygı çok yoğunlaştığında, uzun süre devam ettiğinde veya çocuğun okul, ev ve sosyal yaşamını engellemeye başladığında değerlendirme gerekebilir.
Çocuğum sürekli karnının ağrıdığını söylüyor. Kaygı olabilir mi?
Olabilir. Çocuklarda kaygı mide veya karın ağrısı gibi bedensel belirtilerle ortaya çıkabilir. Ancak tekrarlayan fiziksel şikâyetlerin tıbbi nedenleri de değerlendirilmelidir.
Kaygılı çocuk çok öfkeli olabilir mi?
Evet. Özellikle küçük çocuklar yaşadıkları kaygıyı kelimelerle ifade etmekte zorlandıkları için sinirlilik, ağlama veya öfke görülebilir.
Çocuğum sürekli “Bir şey olmayacak değil mi?” diye soruyor. Ne yapmalıyım?
Kaygılı çocuklar sık güvence isteyebilir. Çocuğu dinlemek önemlidir ancak her belirsizliği ortadan kaldırmaya çalışmak yerine zamanla belirsizlikle başa çıkmasını ve problem çözmesini desteklemek daha yararlı olabilir.
Çocuğum okula gitmek istemiyor. Kaygı olabilir mi?
Olabilir. Ayrılık kaygısı, sosyal kaygı, akademik güçlük, zorbalık veya başka okul sorunları da rol oynayabilir. Nedenin değerlendirilmesi önemlidir.
Çocuğum çok utangaç. Sosyal kaygısı mı var?
Utangaçlık tek başına sosyal kaygı bozukluğu anlamına gelmez. Ancak çocuk yapmak istediği sosyal aktivitelerden yoğun korku nedeniyle sürekli kaçınıyorsa değerlendirme düşünülebilir.
Kaygı için psikoloğa ne zaman gidilmeli?
Kaygı haftalar boyunca sürüyor, giderek artıyor veya çocuğun okul, uyku, arkadaşlık ve aile yaşamını belirgin biçimde etkiliyorsa psikolojik değerlendirme düşünülebilir.
Öneriler
Çocuklarda Kaygı Belirtileri Nelerdir?
Çocuğuma Nasıl Sınır Koymalıyım?
Çocuklarda Öfke Nöbetlerinde Ebeveyn Ne Yapmalı?
Çocuklarda Dikkat Eksikliği Belirtileri
Çocuğum Söyleneni Anlıyor Ama Konuşmuyor
Van Psikolog
Kaynaklar
American Academy of Child & Adolescent Psychiatry (AACAP), Temmuz 2026: Çocukluk döneminde normal kaygılar, güvence arama, sessiz çocuklarda kaygının gözden kaçabilmesi ve günlük yaşamı bozan kaygılarda değerlendirme gereksinimi.
National Institute of Mental Health (NIMH): Çocuklarda ruh sağlığı belirtilerinin ne zaman değerlendirilmesi gerektiği, bedensel yakınmalar, okul ve sosyal işlevsellik ve kapsamlı değerlendirme süreci.
American Academy of Pediatrics / HealthyChildren: Çocuklarda kaygı belirtileri, aile yaklaşımı, kademeli korkuyla yüzleşme, rutinler ve bilişsel davranışçı terapi.
NHS: Çocuklarda uyku problemi, irritabilite, sürekli endişe, karın ağrısı, okul ve günlük yaşama etkileri gibi kaygı belirtileri.


