Özgüven Nedir? Düşük Özgüven Günlük Yaşamı Nasıl Etkiler?
Güncelleme tarihi: 6 gün önce

Özgüven nedir? Özgüven, kişinin kendi becerilerine ve belirli durumlarla baş edebilme kapasitesine ilişkin inancıyla bağlantılıdır. Günlük kullanımda özgüven ve özsaygı kavramları sıkça birbirinin yerine kullanılsa da özsaygı daha çok kişinin kendisini genel olarak değerli ve kabul edilebilir görmesiyle ilgilidir.
Düşük özgüven ise kişinin kendisini sürekli yetersiz görmesi, hata yapmaktan yoğun biçimde çekinmesi, başkalarının değerlendirmelerine aşırı önem vermesi veya yapabileceği şeylerden kaçınması şeklinde günlük yaşamı etkileyebilir.
Ancak zaman zaman kendinden şüphe etmek normaldir. Önemli olan bu düşüncelerin ne kadar kalıcı olduğu ve kişinin işini, ilişkilerini, sosyal yaşamını ve kararlarını ne ölçüde sınırlandırdığıdır.
Özgüven Nedir?
Özgüven yalnızca:
“Ben her şeyi yapabilirim.”
diye düşünmek değildir.
Sağlıklı özgüven daha gerçekçi olabilir:
“Bu konuda zorlanabilirim ama öğrenebilirim.”
“Hata yapmam başarısız bir insan olduğum anlamına gelmez.”
“Bu konuda yeterli deneyimim yok ama deneyebilirim.”
Kişi bir alanda oldukça özgüvenli, başka bir alanda ise çekingen olabilir.
Örneğin biri:
İşinde çok rahat karar verebilir,
Ancak sosyal ortamlarda kendisini ifade etmekte zorlanabilir.
Bu nedenle özgüven sabit ve her durumda aynı düzeyde olan tek bir özellik değildir.
Özgüven ile Özsaygı Aynı Şey mi?
Tam olarak aynı değildir.
Özgüven, çoğu zaman kişinin belirli bir işi yapabilme veya durumla baş edebilme konusunda kendisine duyduğu güvenle ilişkilidir.
Özsaygı ise kişinin genel olarak kendisini:
Değerli,
Saygıya layık,
Kabul edilebilir
görmesiyle daha yakından ilişkilidir.
Örneğin kişi iş sunumlarında kendisine güveniyor olabilir ancak hata yaptığında:
“Ben zaten değersizim.”
diye düşünüyorsa daha genel bir özsaygı güçlüğü yaşayabilir.
Günlük hayatta iki kavram sıklıkla iç içe geçebilir.
Düşük Özgüven Nasıl Anlaşılır?
Tek bir belirti yoktur.
Kişi:
Kendini sürekli eleştirebilir,
Başkalarıyla sık karşılaştırabilir,
Başarılarını küçümseyebilir,
Hata yapmaktan yoğun biçimde korkabilir,
Yeni şeyleri denemekten kaçınabilir,
Kararlarını sürekli sorgulayabilir,
Eleştiriden aşırı etkilenebilir,
Kendi ihtiyaçlarını ifade etmekte zorlanabilir,
“Hayır” demekte güçlük yaşayabilir.
Ancak bunlardan birinin bulunması tek başına psikolojik bir problem olduğu anlamına gelmez.
Süreklilik ve günlük yaşama etkisi önemlidir.
Düşük Özgüven Bir Hastalık mı?
Hayır.
Düşük özgüven tek başına psikiyatrik bir tanı değildir.
Ancak:
Kaygı,
Depresif duygu durumu,
Sosyal kaygı,
Yeme davranışı problemleri,
Zorlayıcı ilişki deneyimleri
ile birlikte görülebilir.
Bazen düşük özgüven başka bir psikolojik güçlüğün sonucu olabilir.
Bazen de kişinin uzun süredir devam eden olumsuz kendilik algısının önemli bir parçasıdır.
Bu nedenle değerlendirmede yalnızca:
“Özgüveninizi yükseltelim.”
demek yerine kişinin neden kendisini bu şekilde gördüğünü anlamak önemlidir.
Düşük Özgüven Neden Olur?
Tek bir neden yoktur.
Kişinin kendisine ilişkin düşünceleri zaman içinde birçok deneyimden etkilenebilir.
Örneğin:
Sürekli eleştirilmek,
Zorbalık veya dışlanma,
Gerçekçi olmayan beklentiler,
Tekrarlayan başarısızlık deneyimleri,
Zorlayıcı ilişkiler,
İş veya okul problemleri,
Önemli yaşam değişiklikleri,
Uzun süreli stres
kişinin kendisine bakışını etkileyebilir.
Bazı kişiler ise oldukça yüksek standartlar belirleyerek kendilerini sürekli bu standartlarla karşılaştırabilir.
Ancak:
“Düşük özgüven mutlaka çocukluktan kaynaklanır.”
demek doğru değildir.
Çocukluk Deneyimleri Özgüveni Etkileyebilir mi?
Evet.
Çocuk sürekli:
“Sen beceremezsin.”
“Neden kardeşin gibi değilsin?”
“Yine hata yaptın.”
gibi mesajlar alıyorsa zaman içinde kendi becerilerine ilişkin daha olumsuz inançlar geliştirebilir.
Ancak yetişkinlikteki özgüveni yalnızca çocuklukla açıklamak yeterli değildir.
Daha sonraki:
İlişkiler,
İş deneyimleri,
Sosyal çevre,
Başarı ve başarısızlıklar
da kişinin kendisine bakışını etkileyebilir.
Mükemmeliyetçilik Düşük Özgüvenle İlişkili Olabilir mi?
Olabilir.
Kişinin kuralı:
“Mükemmel yapamıyorsam başarısızım.”
ise iyi yaptığı birçok şeyi yetersiz görebilir.
Örneğin bir sunumun %90'ı iyi gitmesine rağmen yalnızca yaptığı küçük hataya odaklanabilir.
Bu durumda başarı:
“Olması gereken zaten buydu.”
diye küçültülürken hata:
“Yetersiz olduğumun kanıtı.”
olarak yorumlanabilir.
Bu düşünme biçimi özgüven sorunlarının devam etmesine katkıda bulunabilir.
Kendini Başkalarıyla Karşılaştırmak Özgüveni Etkiler mi?
Etkileyebilir.
Kişi sürekli başkalarının:
Görünümünü,
Kariyerini,
Gelirini,
İlişkisini,
Sosyal yaşamını
kendi hayatıyla karşılaştırıyorsa kendi güçlü yanlarını gözden kaçırabilir.
Özellikle karşılaştırma yalnızca:
“Onun benden daha iyi olduğu alanlar”
üzerinden yapılıyorsa kişinin kendisini yetersiz görmesi kolaylaşabilir.
Ancak zaman zaman karşılaştırma yapmak normaldir.
Sorun, kişinin kendi değerini sürekli başkalarının performansına göre belirlemesidir.
Sosyal Medya Özgüveni Etkileyebilir mi?
Bazı kişilerde etkileyebilir.
Sosyal medyada çoğunlukla insanların:
Başarıları,
Tatilleri,
Görünümleri,
İlişkilerinin olumlu anları
görülür.
Kişi başkalarının seçilmiş görüntülerini kendi hayatının tamamıyla karşılaştırabilir.
Eğer sosyal medya sonrasında sürekli:
Yetersiz,
Başarısız,
Çekici olmayan,
Geride kalmış
hissediyorsanız kullanım biçiminizi gözden geçirmek yararlı olabilir.
Düşük Özgüven İş Hayatını Nasıl Etkiler?
Kişi yeterli bilgi ve beceriye sahip olduğu halde:
Toplantıda fikir söylemeyebilir,
Sunum yapmaktan kaçınabilir,
Yeni pozisyona başvurmayabilir,
Maaş veya koşullar hakkında konuşmakta zorlanabilir,
Her karar için başkasının onayını bekleyebilir.
Örneğin:
“Bu işe başvurursam kesin reddedilirim.”
düşüncesi nedeniyle kişi başvuruyu hiç yapmayabilir.
Sonuçta reddedilme ihtimalinden korunur ancak başarılı olma ihtimalini de ortadan kaldırır.
Düşük Özgüven Kariyer Gelişimini Etkileyebilir mi?
Evet.
Kişi:
Yeni sorumluluk almaktan,
Liderlik rolüne geçmekten,
Fikirlerini görünür hale getirmekten
kaçınabilir.
Kısa vadede bu yaklaşım güvenli hissettirebilir.
Ancak uzun vadede:
“Zaten yapamıyorum.”
inancını güçlendirebilir.
Bazen sorun gerçek bir beceri eksikliği değildir; kişinin kendi becerisine ilişkin tahminidir.
Imposter Sendromu ile Özgüven Aynı Şey mi?
Tam olarak değil.
“Imposter sendromu” resmi bir psikiyatrik tanı değildir.
Genellikle kişinin başarılarına rağmen:
Yeterince iyi olmadığını,
Başarılarının şans eseri olduğunu,
Bir gün herkesin yetersizliğini fark edeceğini
düşünmesini tanımlamak için kullanılır.
Bu deneyim düşük özgüvenle birlikte görülebilir ancak aynı kavram değildir.
Düşük Özgüven Sosyal Yaşamı Nasıl Etkiler?
Kişi:
Yeni insanlarla tanışmaktan,
Sohbet başlatmaktan,
Kalabalık ortamlarda konuşmaktan,
Davetlere katılmaktan
kaçınabilir.
Örneğin:
“Söyleyecek ilginç bir şeyim yok.”
diye düşünebilir.
Kaçınmak kısa vadede rahatlatıcıdır.
Ancak uzun vadede kişi sosyal deneyim kazanamaz ve:
“İnsanlarla konuşamıyorum.”
inancı güçlenebilir.
Düşük Özgüven ile Sosyal Kaygı Aynı mı?
Hayır.
Birbiriyle ilişkili olabilir ancak aynı değildir.
Sosyal kaygıda kişi özellikle:
Başkaları tarafından olumsuz değerlendirilmekten,
Utanmaktan,
Küçük düşmekten
yoğun korku duyabilir.
Düşük özgüvende ise kişinin kendisine ilişkin olumsuz değerlendirmesi daha genel olabilir.
Bir kişi her ikisini de yaşayabilir.
Düşük Özgüven İlişkileri Nasıl Etkileyebilir?
Kişi ilişkide:
Kendi ihtiyaçlarını söylemekte zorlanabilir,
Sürekli karşı tarafın onayını arayabilir,
Terk edilmekten korktuğu için sınır koyamayabilir,
Haklı olduğu durumlarda bile sürekli özür dileyebilir,
Kendisini ilişkinin diğer tarafından daha değersiz görebilir.
Bazen:
“Beni seviyorsa her istediğini yapmalıyım.”
gibi düşünceler gelişebilir.
Sağlıklı ilişki ise kişinin kendi ihtiyaçlarının da önemli olduğunu kabul edebilmesini gerektirir.
Özgüven Eksikliği “Hayır” Demeyi Zorlaştırabilir mi?
Evet.
Kişi:
“Hayır dersem beni sevmezler.”
“Beni bencil bulurlar.”
diye düşünebilir.
Bu nedenle istemediği halde:
Ek iş alabilir,
Planlarını değiştirebilir,
Başkalarının taleplerini sürekli önceliklendirebilir.
Zaman içinde:
Yorgunluk,
Öfke,
Kırgınlık
oluşabilir.
Sınır koymak her talebi reddetmek değil, kendi kapasitenizi ve ihtiyaçlarınızı da ilişkiye dahil etmektir.
Sürekli Onay Aramak Düşük Özgüvenle İlişkili Olabilir mi?
Olabilir.
Örneğin kişi sık sık:
“Doğru mu yaptım?”
“Sence iyi görünüyor muyum?”
“Bana kızdın mı?”
“Bu mesajı göndereyim mi?”
diye güvence arayabilir.
Kısa vadede başkasının onayı rahatlatır.
Ancak kişi her kararında dışarıdan güvence almaya alışırsa kendi kararlarına güven geliştirmesi zorlaşabilir.
Eleştiriye Çok Hassas Olmak Düşük Özgüven Belirtisi mi?
Olabilir ancak tek başına değildir.
Kişi yapılan küçük bir geri bildirimi:
“Bu işi geliştirebilirsin.”
yerine:
“Sen yetersizsin.”
şeklinde algılayabilir.
Bazen eleştiri sonrasında:
Günlerce düşünme,
Yoğun utanma,
Savunmaya geçme,
Tamamen geri çekilme
görülebilir.
Psikolojik çalışmada eleştirinin içeriği ile kişinin kendisine verdiği genel değer birbirinden ayrılabilir.
Karar Vermekte Zorlanmak Özgüvenle İlişkili Olabilir mi?
Evet.
Kişi sürekli:
“Ya yanlış karar verirsem?”
diye düşünüyorsa basit seçimler bile zorlaşabilir.
Örneğin:
İş değiştirmek,
Bir satın alma yapmak,
Bir ilişki hakkında karar vermek
sürekli ertelenebilir.
Ama karar güçlüğünün:
Kaygı,
depresyon,
DEHB,
mükemmeliyetçilik
gibi başka nedenleri de olabilir.
Bu nedenle her kararsızlığı düşük özgüvenle açıklamak doğru değildir.
Düşük Özgüven Ertelemeye Neden Olabilir mi?
Bazı kişilerde evet.
Kişi:
“Nasıl olsa iyi yapamayacağım.”
diye düşündüğü için göreve başlamayabilir.
Başka bir kişi ise:
“Mükemmel yapmalıyım.”
düşüncesi nedeniyle başlangıcı sürekli erteler.
Son tarihe yaklaşınca iş daha zor hale gelir ve kişi:
“Bak, yine başaramadım.”
diye düşünebilir.
Bu da düşük özgüveni devam ettiren bir döngü oluşturabilir.
Düşük Özgüven ile Kaçınma Arasında Nasıl Bir Döngü Vardır?
Örneğin kişi:
“Topluluk önünde konuşamam.”
diye düşünüyor.
Sunumu reddediyor.
Kısa vadede kaygısı azalıyor.
Ancak kendisine:
“Sunum yapabildiğimi görme fırsatı”
vermemiş oluyor.
Sonraki sunum geldiğinde:
“Geçen sefer de kaçtım, demek ki gerçekten yapamıyorum.”
inancı güçlenebilir.
NHS, düşük özsaygıda zorlayıcı durumlardan kaçınmanın kısa vadede güvenli hissettirebildiğini ancak uzun vadede şüphe ve korkuları sürdürebildiğini belirtmektedir.
Sağlıklı Özgüven Hiç Kendinden Şüphe Etmemek midir?
Hayır.
Sağlıklı özgüven:
Her konuda iyi olduğuna inanmak,
Hiç hata yapmamak,
Başkalarının görüşlerini önemsememek
değildir.
Daha gerçekçi hali:
“Bazı konularda iyiyim, bazılarını öğrenmem gerekiyor ve bu benim değerimi belirlemiyor.”
şeklindedir.
Özgüvenin amacı kusursuz hissetmek değil, belirsizlik ve hata ihtimaline rağmen hareket edebilmektir.
Çok Yüksek Özgüven Her Zaman Sağlıklı mı?
Her zaman değil.
Kendine güvenmek ile:
Başkalarını küçümsemek,
Hatalarını kabul etmemek,
Her konuda kendisini üstün görmek
aynı şey değildir.
Sağlıklı özgüven kişinin hem güçlü hem de gelişmesi gereken taraflarını daha gerçekçi görebilmesini içerir.
Özgüven Nasıl Geliştirilebilir?
Tek bir teknik yoktur.
Ancak bazı yöntemler yardımcı olabilir.
Otomatik Düşünceleri Fark Edin
Örneğin:
“Kesin rezil olacağım.”
düşüncesini fark edin.
Ardından:
Bunun kanıtı ne?
Daha önce hep böyle mi oldu?
Başka bir açıklama olabilir mi?
diye değerlendirebilirsiniz.
Başarıları Küçümsememeye Çalışın
Kişi bazen:
“Herkes yapardı.”
“Sadece şanslıydım.”
diyerek olumlu deneyimleri görmezden gelir.
Başarıyı abartmak gerekmez; ancak tamamen yok saymamak da önemlidir.
Ulaşılabilir Hedefler Belirleyin
Özgüven yalnızca düşünerek değil, deneyim yaşayarak da gelişebilir.
Örneğin:
“Artık sosyal ortamlarda çok özgüvenli olacağım.”
yerine:
“Bu toplantıda bir kez fikrimi söyleyeceğim.”
daha somut bir hedef olabilir.
Küçük Kaçınmaları Azaltın
Uzun süredir kaçındığınız şeylere kademeli olarak yaklaşmak yeni deneyimler kazanmanıza yardımcı olabilir.
“Olumlu Düşünürsem” Özgüvenim Artar mı?
Tek başına her zaman değil.
Kişi kendisine inanmadığı:
“Ben mükemmelim.”
gibi cümleleri tekrar ettiğinde bunun çok fazla etkisi olmayabilir.
Daha kullanışlı düşünce:
“Bu konuda henüz istediğim kadar iyi değilim ama öğrenebilirim.”
gibi gerçekçi bir ifade olabilir.
Mayo Clinic, düşük özsaygıyla çalışırken otomatik olumsuz düşünceleri fark etme ve onları daha doğru ve dengeli biçimde değerlendirmeye dayanan bilişsel-davranışçı yöntemlerden yararlanılabileceğini belirtmektedir.
Özgüven İçin Konfor Alanından Çıkmak Gerekir mi?
Bazen yeni deneyimler önemlidir ancak:
“Korktuğun her şeyi hemen yap.”
yaklaşımı gerekli değildir.
Daha yararlı olan, kişinin kapasitesine göre kademeli adımlar atmaktır.
Örneğin topluluk önünde konuşmaktan çok korkan biri:
Küçük bir toplantıda fikir söyleyebilir.
Daha sonra kısa bir sunum yapabilir.
Zamanla daha büyük gruplara geçebilir.
Amaç korkuyu tamamen ortadan kaldırmadan da hareket edebilmeyi öğrenmektir.
Özgüven İçin Başkalarının Onayına Hiç İhtiyaç Duymamak mı Gerekir?
Hayır.
İnsanların:
Takdir edilmek,
Kabul görmek,
Desteklenmek
istemesi normaldir.
Sorun kişinin bütün değerini dışarıdan gelen onaya bağlaması olabilir.
Örneğin:
“Beni beğenmediyse demek ki değersizim.”
düşüncesi yerine:
“Bu kişinin benimle ilgili görüşü önemli olabilir ama benim bütün değerimi belirlemiyor.”
daha dengeli bir yaklaşım olabilir.
Beden Görünümü Özgüveni Etkileyebilir mi?
Evet.
Kişinin:
Kilosu,
Cildi,
Saçı,
vücut biçimi
hakkındaki düşünceleri kendilik algısını etkileyebilir.
Ancak kişinin değerini yalnızca görünümüne bağlaması zaman içinde:
Sürekli karşılaştırma,
Bedeni kontrol etme,
Sosyal ortamlardan kaçınma
gibi davranışları artırabilir.
Beden algısı belirgin biçimde günlük yaşamı etkiliyorsa psikolojik değerlendirme yararlı olabilir.
Düşük Özgüven Depresyona Neden Olur mu?
Aralarında ilişki bulunabilir ancak basitçe:
“Özgüveni düşük olan kişi depresyona girer.”
denemez.
Depresyon çok faktörlü bir ruh sağlığı durumudur.
Depresyonda kişi kendisi hakkında:
Değersizlik,
Yetersizlik,
Suçluluk
düşünceleri yaşayabilir.
Bu nedenle bazen düşük özgüven depresyonla birlikte ortaya çıkabilir veya depresyon sırasında daha belirgin hale gelebilir.
Düşük Özgüven Kaygıyla İlişkili mi?
Evet, birlikte görülebilir.
Kişi kendisine güvenmediğinde:
Hata yapmaktan,
Eleştirilmekten,
Reddedilmekten
daha fazla endişe duyabilir.
Ancak bütün özgüven problemleri bir kaygı bozukluğu olduğu anlamına gelmez.
Tanı yalnızca:
“Kendime güvenmiyorum.”
ifadesine bakılarak konmaz.
Özgüven İçin Psikoterapi Faydalı Olabilir mi?
Evet, düşük özgüven kişinin günlük yaşamını belirgin şekilde etkiliyorsa psikoterapi değerlendirilebilir.
Psikolojik çalışmada:
Kendiniz hakkında geliştirdiğiniz temel inançlar,
Otomatik olumsuz düşünceler,
Mükemmeliyetçilik,
Kaçınma davranışları,
Onay ihtiyacı,
Sınır koyma,
Eleştiriyle baş etme
gibi alanlar ele alınabilir.
Bilişsel davranışçı terapi gibi yaklaşımlarda kişinin düşünce ve davranış örüntülerini fark etmesi ve daha işlevsel alternatifler geliştirmesi üzerinde çalışılabilir.
Her kişi için aynı terapi yöntemi veya aynı süreç gerekli değildir.
Özgüven Ne Kadar Sürede Gelişir?
Belirli bir süre vermek mümkün değildir.
“21 günde özgüven kazanılır.”
veya:
“10 seansta tamamen düzelir.”
gibi ifadeler bilimsel değildir.
Süre:
Sorunun ne kadar süredir devam ettiğine,
Eşlik eden başka güçlükler olup olmadığına,
Kişinin yaşam koşullarına,
Çalışılan hedeflere
göre değişebilir.
Amaç kısa sürede hiç şüphe duymayan biri olmak değil, kendinize daha gerçekçi yaklaşmayı ve kaçındığınız alanlarda daha esnek hareket etmeyi geliştirmektir.
Özgüven Sorunlarında Ne Zaman Psikolog Değerlendirmesi Düşünülebilir?
Özellikle:
Kendinizi uzun süredir sürekli yetersiz görüyorsanız,
Başkalarının onayı kararlarınızı belirliyorsa,
Hata yapma korkusu nedeniyle fırsatlardan kaçıyorsanız,
Sosyal ortamlardan geri çekiliyorsanız,
İş veya eğitim yaşamınız etkileniyorsa,
İlişkilerde sınır koyamıyorsanız,
Sürekli kendinizi eleştiriyorsanız,
Kaygı veya depresif belirtiler de eşlik ediyorsa
psikolojik değerlendirme düşünülebilir.
Psikoloğa başvurmak için mutlaka bir psikiyatrik tanıya sahip olmak gerekmez.
Cliniq'te Düşük Özgüven Nasıl Ele Alınır?
Cliniq'te amaç kişiye yalnızca:
“Kendine inan.”
veya:
“Daha pozitif düşün.”
demek değildir.
Başvuru nedenine göre:
Kendilik algısı,
Olumsuz iç konuşma,
Başkalarıyla karşılaştırma,
Mükemmeliyetçilik,
Hata ve eleştiriyle ilişkili düşünceler,
Kaçınma davranışları,
Onay ihtiyacı,
İlişkilerde sınır koyma,
İş veya sosyal yaşam üzerindeki etkiler
ele alınabilir.
Psikolojik görüşmede kişinin özgüven problemi olarak tanımladığı durumun altında:
Sosyal kaygı,
Depresif duygu durumu,
Yoğun stres,
İlişki güçlükleri
gibi başka alanların bulunup bulunmadığı da değerlendirilebilir.
Amaç kişiyi “çok özgüvenli” birine dönüştürmek değil, kendisini daha gerçekçi değerlendirebilmesini ve yaşamını yetersizlik korkusuna göre sınırlamamasını desteklemektir.
Van'da Düşük Özgüven İçin Psikolog Değerlendirmesi
Kendinizi sürekli başkalarıyla karşılaştırıyor, hata yapmaktan yoğun biçimde çekiniyor veya kendi ihtiyaçlarınızı ifade etmekte zorlanıyorsanız psikolojik destek düşünülebilir.
Cliniq Sağlıklı Yaşam Merkezi'nde Van / İpekyolu'nda yüz yüze psikolog desteği sunulmaktadır.
İlk görüşmeye:
“Bende özgüven problemi var.”
şeklinde kesin bir tanımlamayla gelmeniz gerekmez.
Günlük yaşamda sizi en çok zorlayan durumları anlatmanız değerlendirmeye başlamak için yeterlidir.
Cliniq
Sağlıklı Yaşam Merkezi
Hafiziye, İki Nisan Blv. No:78G
İpekyolu / Van 65100
Telefon:
0432 502 72 22
WhatsApp:
0501 369 43 26
Çalışma Saatleri:
Pazartesi–Cuma: 09:00–20:00
Cumartesi: 09:00–18:00
Ücretsiz Ön Görüşme Al
WhatsApp'tan Bilgi Al
Sık Sorulan Sorular
Özgüven nedir?
Özgüven kişinin belirli durumlarda kendi becerilerine ve baş edebilme kapasitesine ilişkin inancıyla bağlantılıdır. Bir kişi iş hayatında kendisine güvenirken sosyal ilişkilerde daha çekingen olabilir. Sağlıklı özgüven her konuda kusursuz olduğunu düşünmek anlamına gelmez.
Düşük özgüven belirtileri nelerdir?
Sürekli kendini eleştirme, başarıları küçümseme, hata yapmaktan kaçınma, kararları sürekli sorgulama, başkalarının onayına aşırı ihtiyaç duyma ve yeni deneyimlerden kaçınma görülebilir. Ancak tek bir davranış özgüven problemi olduğu anlamına gelmez.
Düşük özgüven psikolojik bir hastalık mı?
Hayır. Düşük özgüven tek başına psikiyatrik bir tanı değildir. Ancak kaygı, depresif duygu durumu veya sosyal kaygı gibi başka psikolojik güçlüklerle birlikte görülebilir ve günlük yaşamı belirgin şekilde etkileyebilir.
Özgüven sonradan geliştirilebilir mi?
Kişinin kendisine ilişkin düşünceleri ve davranışları zaman içinde değişebilir. Olumsuz düşünceleri fark etmek, kaçınılan durumlara kademeli yaklaşmak, gerçekçi hedefler belirlemek ve gerektiğinde psikolojik destek almak yardımcı olabilir. Ancak değişim hızı kişiden kişiye farklıdır.
Sürekli başkalarının onayını istemek özgüven eksikliği midir?
Bazı kişilerde düşük özgüvenle ilişkili olabilir. Ancak zaman zaman başkalarının fikrini istemek normaldir. Sorun kişinin kendi kararına neredeyse hiç güvenememesi veya kendisine verdiği değeri tamamen başkalarının onayına bağlaması halinde daha belirgin olabilir.
Özgüven ile sosyal kaygı aynı şey mi?
Hayır. Sosyal kaygıda başkalarının olumsuz değerlendirmesine ilişkin yoğun korku ön plandadır. Düşük özgüven ise kişinin kendisini daha genel şekilde yetersiz veya değersiz görmesiyle ilişkili olabilir. İki durum aynı kişide birlikte bulunabilir.
Düşük özgüven için ne zaman psikoloğa gidilmeli?
Kendinize ilişkin olumsuz düşünceler uzun süredir devam ediyor, iş veya ilişkilerinizi etkiliyor, fırsatlardan kaçınmanıza neden oluyor ya da kaygı ve depresif belirtilerle birlikte görülüyorsa psikolojik değerlendirme düşünülebilir.
Önerilen Konular
Öz Güven Eksikliği Nasıl Anlaşılır?
Psikoloğa Ne Zaman Gidilmeli?
Sürekli Kaygılı Hissetmek Normal mi?
Sosyal Kaygı Nedir?
Mükemmeliyetçilik Nedir?
İş Stresiyle Nasıl Baş Edilir?
Duygusal Yeme Nedir?
Psikoterapi Nedir?
Van Psikolog
Kaynaklar
NHS – Raising Low Self-Esteem: Özsaygının kişinin kendisi hakkındaki genel görüşüyle ilişkisi; düşük özsaygıda olumsuz kendilik algısı, zorlayıcı durumlardan kaçınma, “hayır” demekte güçlük ve uzun vadede kaçınmanın şüpheleri sürdürebilmesi.
Mayo Clinic – Self-Esteem: Take Steps to Feel Better About Yourself, 23 Temmuz 2025: Düşük özsaygının ilişkiler, iş ve sağlık dahil yaşamın birçok alanını etkileyebilmesi; otomatik olumsuz düşünceler, olumlu deneyimleri küçümseme ve daha gerçekçi düşünce geliştirme üzerine bilişsel-davranışçı yaklaşımlar.
American Psychological Association – Self-Esteem and Perceived Competence: Özsaygının kişinin kendisini değerli ve saygıya layık görmesiyle, algılanan yeterliliğin ise belirli alanlardaki beceri inancıyla ilişkisine yönelik psikolojik çerçeve.
Cleveland Clinic – How to Improve Self-Esteem: Sürekli kendini eleştirme, olumsuz kendilik değerlendirmeleri ve özgüven/özsaygının ruh sağlığıyla ilişkisine yönelik klinik psikoloji bilgileri.
Mayo Clinic – Cognitive Behavioral Therapy: Bilişsel davranışçı terapide düşünce, duygu ve davranış örüntülerinin ele alınması; terapinin kişiyle iş birliği içinde hedeflere göre planlanması.
Cliniq – Psikoterapi: Özgüven ve benlik algısında kişinin kendisini sürekli karşılaştırması, hata yapmaktan yoğun çekinmesi veya ihtiyaçlarını ifade etmekte zorlanmasının günlük yaşamı etkileyebilmesi; tek bir duygu veya davranışın tanı anlamına gelmemesi.
Cliniq – Van Psikolog: Özgüven, kaygı, sosyal geri çekilme ve günlük yaşam güçlüklerinde Van / İpekyolu'nda yüz yüze psikolojik destek ve güncel görüşme süreci.
Cliniq – Mevcut Özgüven Yazısı: Eski içerikteki “özgüven doğuştan gelmez”, “olumsuz inançlar dönüştürülür”, “kök nedenlere inilir” ve sonuç garantisi çağrıştırabilecek ifadeler daha dengeli ve güncel psikolojik sağlık diliyle yeniden düzenlendi.


