Anksiyete Nedir? Belirtileri ve Psikolojik Destek
Güncelleme tarihi: 15 Eyl

Anksiyete nedir? Anksiyete; belirsizlik, tehdit veya gelecekte olabilecek bir durum karşısında ortaya çıkabilen kaygı, endişe ve bedensel uyarılma halidir. Zaman zaman kaygı yaşamak insan yaşamının normal bir parçasıdır.
Bir sınavdan, önemli bir görüşmeden veya sağlık kontrolünden önce endişelenmek tek başına anksiyete bozukluğu anlamına gelmez.
Ancak kaygı çok yoğun, kontrol edilmesi zor ve uzun süreli hale geliyor; iş, okul, ilişkiler, uyku veya günlük yaşamı belirgin şekilde etkiliyorsa profesyonel değerlendirme düşünülebilir.
Anksiyete Nedir?
Anksiyete, kişinin gerçek veya olası bir tehdide karşı zihinsel ve bedensel olarak hazırlanmasını sağlayabilen doğal bir tepkidir.
Örneğin yaklaşan önemli bir sunum öncesinde:
Kalp atışınız hızlanabilir,
Daha dikkatli hissedebilirsiniz,
Olası sorunları düşünmeye başlayabilirsiniz.
Belirli düzeyde kaygı kişinin hazırlanmasına yardımcı olabilir.
Sorun, kaygının varlığı değil; yoğunluğu, sürekliliği ve yaşam üzerindeki etkisidir.
Kaygı Yaşamak Her Zaman Anksiyete Bozukluğu mudur?
Hayır.
Herkes zaman zaman kaygılanabilir.
Normal kaygı genellikle:
Belirli bir durumla ilişkilidir,
Durum sona erdiğinde azalır,
Günlük yaşamı tamamen kontrol etmez.
Anksiyete bozukluklarında ise korku veya endişe:
Yoğun olabilir,
Kontrol edilmesi zorlaşabilir,
Uzun süre devam edebilir,
Kaçınma davranışlarına yol açabilir,
Günlük işlevselliği etkileyebilir.
Dolayısıyla yalnızca:
“Çok düşünüyorum.”
demek bir kişide anksiyete bozukluğu olduğunu göstermez.
Anksiyete Belirtileri Nelerdir?
Anksiyete yalnızca düşüncelerle ilgili değildir.
Zihinsel, duygusal, davranışsal ve fiziksel belirtiler birlikte görülebilir.
Zihinsel ve Duygusal Belirtiler
Kişi:
Sürekli kötü bir şey olacakmış gibi hissedebilir,
Endişesini durdurmakta zorlanabilir,
Aynı konuları tekrar tekrar düşünebilir,
Belirsizliğe tahammül etmekte zorlanabilir,
Konsantre olmakta güçlük çekebilir,
Huzursuz veya gergin hissedebilir,
Daha kolay sinirlenebilir.
Fiziksel Anksiyete Belirtileri
Anksiyete sırasında vücudun uyarılma sistemi aktifleşebilir.
Bu nedenle:
Kalp çarpıntısı,
Terleme,
Titreme,
Kas gerginliği,
Mide rahatsızlığı veya bulantı,
Baş dönmesi,
Nefesin hızlanması,
Göğüste sıkışma hissi,
Uyku güçlüğü,
Yorgunluk
gibi belirtiler görülebilir.
Ancak bu belirtilerin yalnızca anksiyeteye özgü olmadığı unutulmamalıdır.
Kalp Çarpıntısı Anksiyete Belirtisi Olabilir mi?
Evet, olabilir.
Kaygı sırasında kalp atış hızının artması sık karşılaşılan fiziksel belirtilerden biridir.
Ancak çarpıntının:
Kalp ritim bozuklukları,
Tiroid sorunları,
Bazı ilaçlar,
Yoğun kafein tüketimi
gibi başka nedenleri de olabilir.
Özellikle ilk kez ortaya çıkan, şiddetli veya açıklanamayan fiziksel belirtiler otomatik olarak:
“Bu sadece anksiyete.”
şeklinde yorumlanmamalıdır.
Gerektiğinde tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.
Anksiyete Nefes Darlığı Yapabilir mi?
Kaygı sırasında nefes alma biçimi değişebilir ve kişi:
Yeterince nefes alamadığını,
Göğsünün sıkıştığını,
Derin nefes alma ihtiyacı duyduğunu
hissedebilir.
Ancak yeni başlayan veya belirgin nefes darlığının kalp, akciğer ve diğer tıbbi nedenleri de olabilir.
Bu nedenle fiziksel belirtilerin bağlamı önemlidir.
Anksiyete Mideyi Etkiler mi?
Evet.
Kaygı ve stres sırasında:
Bulantı,
Karın rahatsızlığı,
İshal,
İştah değişiklikleri
gibi sindirim sistemi belirtileri görülebilir.
Beyin ve sindirim sistemi birbiriyle yakın ilişki içindedir.
Ancak sürekli veya ciddi sindirim yakınmaları yalnızca psikolojik nedenlere bağlanmamalıdır.
Anksiyete Baş Dönmesi Yapabilir mi?
Yoğun kaygı ve özellikle hızlı nefes alma sırasında baş dönmesi veya sersemlik hissi yaşanabilir.
Bununla birlikte baş dönmesinin:
İç kulak problemleri,
Tansiyon değişiklikleri,
İlaçlar,
Kan şekeri veya başka tıbbi durumlar
gibi birçok farklı nedeni olabilir.
Tek başına baş dönmesi anksiyete tanısı anlamına gelmez.
Anksiyete Neden Olur?
Anksiyetenin tek bir nedeni bulunmamaktadır.
Anksiyete bozukluklarının gelişiminde:
Genetik yatkınlık,
Biyolojik özellikler,
Öğrenilmiş davranışlar,
Kişinin yaşam deneyimleri,
Uzun süreli stres,
Travmatik veya zorlayıcı yaşantılar,
Çevresel koşullar
birlikte rol oynayabilir.
Ancak herkeste aynı neden bulunmaz.
Anksiyete Sadece Serotonin Eksikliği midir?
Hayır.
Anksiyeteyi:
“Beyinde serotonin azlığı”
veya
“dopamin dengesizliği”
gibi tek bir kimyasal açıklamayla tanımlamak güncel bilimsel yaklaşımı fazla basitleştirir.
Beyin sistemleri anksiyetede rol oynayabilir; ancak anksiyete bozuklukları biyolojik, psikolojik ve çevresel birçok etkenin etkileşimiyle ilişkilidir.
Bu nedenle kişinin yaşadığı kaygının tek bir laboratuvar testi veya tek bir “kimyasal dengesizlik” ile açıklanması mümkün değildir.
Yoğun Stres Anksiyeteye Neden Olabilir mi?
Yoğun veya uzun süreli stres kaygı belirtilerini artırabilir.
Örneğin:
İş yükü,
Ekonomik problemler,
İlişki çatışmaları,
Sağlık sorunları,
Bakım verme sorumluluğu,
Büyük yaşam değişiklikleri
kaygıyı tetikleyebilir.
Ancak stres yaşamak otomatik olarak anksiyete bozukluğu gelişeceği anlamına gelmez.
Anksiyete Türleri Nelerdir?
“Anksiyete” günlük dilde genel bir ifade olarak kullanılsa da farklı anksiyete bozuklukları bulunmaktadır.
Yaygın Anksiyete Bozukluğu
Kişinin:
Sağlık,
İş,
Aile,
Para,
Günlük sorumluluklar
gibi birçok konu hakkında yoğun ve kontrol edilmesi zor endişe yaşamasıyla karakterizedir.
Yaygın anksiyete bozukluğunda kaygı genellikle tek bir olayla sınırlı değildir.
Panik Bozukluk
Tekrarlayan ve beklenmedik panik ataklarla birlikte kişinin:
Yeni bir atak yaşamaktan korkması,
Davranışlarını buna göre değiştirmesi
ile ilişkili olabilir.
Sosyal Anksiyete Bozukluğu
Kişi:
Eleştirilmek,
Küçük düşmek,
Olumsuz değerlendirilmek
konusunda yoğun kaygı yaşayabilir.
Bu nedenle sosyal ortamlardan veya performans gerektiren durumlardan kaçınabilir.
Özgül Fobiler
Belirli bir nesne veya durum karşısında yoğun korku ortaya çıkabilir.
Örneğin:
Uçak,
Yükseklik,
Bazı hayvanlar,
Kan veya iğne
ile ilişkili olabilir.
Agorafobi
Kişi kaçmanın veya yardım almanın zor olacağını düşündüğü:
Kalabalık,
Toplu taşıma,
Açık veya kapalı alanlar,
Ev dışında yalnız bulunma
gibi durumlarda yoğun kaygı yaşayabilir ve bu durumlardan kaçınabilir.
OKB Bir Anksiyete Bozukluğu mudur?
Güncel tanı sınıflandırmalarında obsesif kompulsif bozukluk (OKB), anksiyete bozukluklarından ayrı bir kategori altında değerlendirilir.
Ancak OKB yaşayan kişiler yoğun kaygı da yaşayabilir.
Bu nedenle kaygı kişinin yaşadığı tablonun bir parçası olabilir fakat:
“OKB bir anksiyete türüdür.”
demek güncel sınıflandırmayı tam olarak yansıtmaz.
Travma Sonrası Stres Bozukluğu Anksiyete Bozukluğu mudur?
Travma sonrası stres bozukluğu da güncel sınıflandırmalarda anksiyete bozukluklarından ayrı değerlendirilir.
TSSB yaşayan kişiler:
Yoğun korku,
Kaygı,
Kaçınma,
Artmış uyarılmışlık
yaşayabilir.
Ancak belirtilerin travmatik yaşantıyla ilişkisi nedeniyle değerlendirme yaklaşımı farklıdır.
Anksiyete ile Panik Atak Aynı Şey midir?
Hayır.
Anksiyete çoğu zaman daha uzun süre devam eden endişe ve gerginlik hali olabilir.
Panik atak ise genellikle ani başlayan yoğun korku veya rahatsızlık dönemidir.
Panik atak sırasında:
Çarpıntı,
Terleme,
Titreme,
Nefes darlığı,
Baş dönmesi,
Göğüs ağrısı,
Kontrolü kaybetme korkusu,
Ölüm korkusu
gibi belirtiler görülebilir.
Bir kişinin hayatında panik atak yaşaması, otomatik olarak panik bozukluk tanısı aldığı anlamına gelmez.
Anksiyete Krizi Diye Bir Tanı Var mı?
“Anksiyete krizi” günlük konuşmada sık kullanılan bir ifadedir ancak tek başına standart bir psikiyatrik tanı değildir.
Kişi bu ifadeyle:
Yoğun kaygı dönemini,
Panik atağı,
Stres nedeniyle artan bedensel belirtileri
kastediyor olabilir.
Bu nedenle yaşanan deneyimin özelliklerini ayrıntılı değerlendirmek daha önemlidir.
Sürekli Kötü Bir Şey Olacakmış Gibi Hissetmek Anksiyete Olabilir mi?
Olabilir.
Bazı kişilerde kaygı belirli bir konudan çok:
“Bir şey ters gidecek.”
“Ya kötü bir şey olursa?”
“Kontrolümü kaybedersem?”
“Ya baş edemezsem?”
şeklinde devam edebilir.
Ancak bu düşüncelerin sıklığı, süresi ve günlük yaşam üzerindeki etkisi değerlendirilmeden yalnızca bu belirti üzerinden tanı konulamaz.
Anksiyetede Kaçınma Davranışı Nedir?
Kaygı yaratan durumdan uzak durmak kısa vadede kişiyi rahatlatabilir.
Örneğin kişi:
Toplantıya katılmayabilir,
Toplu taşımaya binmeyebilir,
Tek başına dışarı çıkmayabilir,
Telefon görüşmelerinden kaçınabilir,
Sağlığıyla ilgili sürekli güvence arayabilir.
Kaçınma kısa süreli rahatlama sağlayabilir.
Ancak bazı anksiyete sorunlarında sürekli kaçınma, kişinin korktuğu durumla baş etmeyi öğrenmesini zorlaştırarak kaygı döngüsünün devam etmesine katkıda bulunabilir.
Anksiyete Uyku Problemi Yapar mı?
Evet.
Kişi yatağa girdiğinde düşüncelerinin hızlandığını hissedebilir.
Örneğin:
Ertesi günü düşünmek,
Geçmiş konuşmaları tekrar tekrar değerlendirmek,
Olası sorunları zihninde çözmeye çalışmak
uykuya dalmayı zorlaştırabilir.
Yetersiz uyku da ertesi gün:
Duygusal hassasiyeti,
Odaklanma güçlüğünü,
Kaygıyı
artırabilir.
Böylece karşılıklı bir döngü oluşabilir.
Kafein Anksiyeteyi Artırabilir mi?
Bazı kişilerde yüksek miktarda kafein:
Çarpıntı,
Titreme,
Huzursuzluk,
Uyku güçlüğü
gibi anksiyete belirtilerine benzeyen veya onları artırabilen etkiler oluşturabilir.
Kahveye verilen tepki kişiden kişiye değişir.
Kaygı veya panik belirtileri yaşayan kişinin kafein tüketimini gözlemlemesi yararlı olabilir.
Sosyal Medya Anksiyete Yapar mı?
Sosyal medya kullanımının tek başına:
“Anksiyete bozukluğuna neden olduğunu”
söylemek fazla basitleştirici olur.
Ancak kişinin kullanım biçimi:
Sürekli kıyaslama,
Olumsuz haberleri tekrar tekrar takip etme,
Uyku saatlerinin bozulması,
Sürekli ulaşılabilir olma baskısı
üzerinden kaygıyı artırabilir.
Bu nedenle ekran süresinden çok ekran kullanımının kişinin yaşamını nasıl etkilediği değerlendirilmelidir.
Anksiyete Nasıl Anlaşılır?
Anksiyete bozukluğu tanısı internet üzerinden yapılan kısa bir testle konulmaz.
Değerlendirmede genellikle:
Kaygının ne zaman başladığı,
Hangi durumlarda arttığı,
Ne kadar sürdüğü,
Kişinin hangi durumlardan kaçındığı,
Fiziksel belirtiler,
Uyku,
İş veya okul yaşamı,
İlişkiler,
Kullanılan ilaçlar ve maddeler,
Diğer psikolojik belirtiler
ele alınır.
Gerektiğinde belirtilerin fiziksel bir hastalıkla ilişkili olup olmadığının değerlendirilmesi için tıbbi inceleme de yapılabilir.
Anksiyete Testi Tanı Koyar mı?
Hayır.
GAD-7 gibi psikolojik tarama ölçekleri kaygı belirtilerinin düzeyi hakkında bilgi sağlayabilir.
Ancak tek başına bir ölçek sonucu:
“Anksiyete bozukluğunuz var.”
anlamına gelmez.
Ölçekler profesyonel değerlendirmeyi destekleyen araçlardır.
Anksiyete Başka Durumlarla Karışabilir mi?
Evet.
Kaygı belirtilerine benzer yakınmalar:
Tiroid hastalıkları,
Bazı kalp ritim sorunları,
Uyku bozuklukları,
Bazı ilaçların yan etkileri,
Kafein veya madde kullanımı
gibi durumlarla ilişkili olabilir.
Ayrıca kaygı:
Depresyon,
DEHB,
OKB,
travma sonrası stres belirtileri
ile birlikte de bulunabilir.
Bu nedenle özellikle yeni başlayan veya açıklanamayan belirtilerde bütün tablo değerlendirilmelidir.
Anksiyete İçin Psikolojik Destek Nasıl Olur?
Psikolojik destek sürecinde amaç kişinin:
“Artık hiç kaygı hissetmemesini”
sağlamak değildir.
Kaygı insan yaşamının doğal bir duygusudur.
Çalışmanın hedefi kişinin:
Kaygısını anlaması,
Kaygıyı artıran düşünce ve davranış döngülerini fark etmesi,
Belirsizlikle daha işlevsel biçimde baş edebilmesi,
Sürekli kaçındığı durumlara yeniden yaklaşabilmesi,
Günlük yaşamını kaygının etrafında düzenlememesi
olabilir.
Uygulanacak yaklaşım kişinin yaşadığı probleme ve terapistin eğitimine göre değişebilir.
Bilişsel Davranışçı Terapi Anksiyetede Etkili midir?
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), anksiyete bozuklukları için en fazla araştırılmış psikolojik yaklaşımlardan biridir.
BDT sürecinde kişi:
Kaygıyı tetikleyen durumları,
Otomatik düşüncelerini,
Bedensel tepkilerini,
Kaçınma veya güvence arama davranışlarını
anlamaya çalışabilir.
Uygun durumlarda terapötik süreçte kişinin korktuğu durumlarla güvenli ve aşamalı biçimde karşılaşmasını içeren maruz bırakma çalışmaları da kullanılabilir.
WHO, NIMH ve NICE anksiyete bozukluklarında bilişsel davranışçı yaklaşımları kanıta dayalı psikolojik tedavi seçenekleri arasında göstermektedir.
Nefes Egzersizi Anksiyeteyi Geçirir mi?
Nefes ve gevşeme çalışmaları bazı kişilerde bedensel uyarılmanın azalmasına yardımcı olabilir.
Ancak:
“Doğru nefes alırsanız anksiyete geçer.”
demek doğru değildir.
Anksiyete bozukluğu:
Düşünceler,
davranışlar,
kaçınma,
yaşam koşulları,
biyolojik ve psikolojik faktörler
ile ilişkili daha geniş bir süreç olabilir.
Nefes egzersizi gerektiğinde destekleyici bir araçtır; bütün tedavinin yerini tutmaz.
Anksiyete İçin İlaç Kullanmak Gerekir mi?
Herkes için değil.
Anksiyete bozukluklarında kişinin:
Belirtilerinin türü,
Şiddeti,
Günlük yaşam üzerindeki etkisi,
Tercihleri,
Eşlik eden sağlık durumları
dikkate alınarak psikoterapi, ilaç tedavisi veya bazı durumlarda her ikisi değerlendirilebilir.
İlaç değerlendirmesi ve reçeteleme hekim/psikiyatri uzmanının sorumluluğundadır.
Psikolog ilaç reçete etmez.
Anksiyete İlaçları Bağımlılık Yapar mı?
Bu sorunun cevabı ilacın türüne bağlıdır.
Anksiyete tedavisinde kullanılan bütün ilaçları:
“bağımlılık yapan sakinleştiriciler”
olarak değerlendirmek doğru değildir.
Örneğin SSRI ve SNRI grubu antidepresanlar anksiyete bozukluklarında da kullanılabilir.
Benzodiazepin grubu ilaçlarda ise bağımlılık ve tolerans açısından daha fazla dikkat gerekir. NICE bunların yaygın anksiyete bozukluğunda rutin uzun süreli kullanımını önermemektedir.
İlaç başlanması, değiştirilmesi veya bırakılması mutlaka ilgili hekimle planlanmalıdır.
Anksiyete İçin Psikolog mu Psikiyatrist mi?
Bu iki meslek farklı ancak gerektiğinde birbirini tamamlayan roller üstlenebilir.
Psikolog
Kişinin:
Duygu,
Düşünce,
davranış,
kaygı döngüleri,
yaşam deneyimleri,
baş etme biçimleri
üzerinde psikolojik değerlendirme ve uygun eğitim/yetkinlik varsa psikoterapi çalışmaları yapabilir.
Psikiyatrist
Tıp doktorudur.
Psikiyatrik değerlendirme yapabilir ve gerektiğinde:
İlaç tedavisi,
Tıbbi takip
planlayabilir.
Bazı kişiler yalnızca psikolojik destekten yararlanırken bazı durumlarda psikolog ve psikiyatrist birlikte çalışabilir.
Anksiyete İçin Ne Zaman Psikolojik Destek Düşünülebilir?
Kaygınız:
Günün önemli bölümünü kaplıyorsa,
Kontrol etmekte zorlanıyorsanız,
Uyku düzeninizi bozuyorsa,
İş veya okul performansınızı etkiliyorsa,
İlişkileriniz üzerinde belirgin etkisi varsa,
Sürekli kaçınmanıza neden oluyorsa,
Panik ataklar yaşıyorsanız,
Günlük kararlarınızı kaygıya göre almaya başladıysanız,
Tek başınıza uyguladığınız yöntemler yeterli olmuyorsa
psikolojik değerlendirme düşünülebilir.
Destek almak için belirtilerin dayanılmaz hale gelmesini beklemek gerekmez.
Hangi Durumlarda Önce Tıbbi Değerlendirme Gerekebilir?
Anksiyete fiziksel belirtiler oluşturabilir ancak her fiziksel belirti anksiyete değildir.
Özellikle:
Yeni veya şiddetli göğüs ağrısı,
Belirgin nefes alma güçlüğü,
Bayılma,
Yeni başlayan ciddi kalp ritmi yakınmaları,
Ani nörolojik belirtiler
gibi durumlarda belirtileri yalnızca kaygıya bağlamadan tıbbi değerlendirme gerekir.
Benzer şekilde kişinin kendisine zarar verme veya yaşamına son verme düşünceleri varsa rutin psikolojik görüşme yerine acil profesyonel yardım alınmalıdır.
Cliniq'te Anksiyete ve Kaygı Nasıl Ele Alınır?
Cliniq'te psikolojik destek sürecinin başlangıcında kişinin mutlaka:
“Bende anksiyete bozukluğu var.”
diye gelmesi gerekmez.
Bazen kişi yalnızca:
“Sürekli düşünüyorum.”
“Kendimi durduramıyorum.”
“Her şeyi kafama takıyorum.”
“Kalbim sürekli hızlı atıyor.”
“Kötü bir şey olacakmış gibi hissediyorum.”
“İnsanlardan ve bazı ortamlardan kaçmaya başladım.”
şeklinde yaşadığı güçlüğü ifade edebilir.
İlk aşamada amaç kişinin yaşadığı deneyimin:
Ne zaman başladığını,
Hangi durumlarda arttığını,
Günlük hayatını nasıl etkilediğini,
Hangi düşünce ve davranış döngülerinin sürdüğünü
anlamaktır.
Uygun psikolojik destek planı kişinin ihtiyaçları ve uygulayıcının mesleki eğitim ve yetkinliği dikkate alınarak oluşturulur.
Gerekli durumlarda psikiyatri veya farklı sağlık alanlarına yönlendirme yapılması da değerlendirmenin bir parçasıdır.
Van'da Anksiyete İçin Psikolog Desteği
Kaygı, stres veya panik belirtileri günlük yaşamınızı etkiliyorsa Van / İpekyolu'nda psikolojik destek için değerlendirme alabilirsiniz.
Cliniq'te amaç size hızlı biçimde bir etiket koymak değil, öncelikle:
“Sizi ne zorluyor ve bu durum hayatınızı nasıl etkiliyor?”
sorusunu anlamaktır.
Yaşadığınız problemi görüşmeye gelmeden önce tam olarak adlandırmanız gerekmez.
Cliniq
Sağlıklı Yaşam Merkezi
Hafiziye, İki Nisan Blv. No:78G
İpekyolu / Van 65100
Telefon:
0432 502 72 22
WhatsApp:
0501 369 43 26
Çalışma Saatleri:
Pazartesi–Cuma: 09:00–20:00
Cumartesi: 09:00–18:00
Ücretsiz Ön Görüşme Al
WhatsApp'tan Bilgi Al
Sık Sorulan Sorular
Anksiyete nedir?
Anksiyete, gelecekte olabilecek bir tehdit veya belirsizlik karşısında hissedilen kaygı ve bedensel uyarılma halidir. Zaman zaman kaygı yaşamak normaldir. Kaygı yoğun, kontrol edilmesi zor ve uzun süreli hale geliyor veya günlük yaşamı belirgin şekilde etkiliyorsa anksiyete bozukluğu açısından değerlendirme düşünülebilir.
Anksiyetenin en sık belirtileri nelerdir?
Sürekli endişe, huzursuzluk, odaklanma güçlüğü, kas gerginliği, uyku problemleri, çarpıntı, terleme, titreme ve mide rahatsızlığı görülebilir. Ancak bu belirtiler yalnızca anksiyeteye özgü değildir; özellikle yeni veya ciddi fiziksel belirtilerin başka nedenleri de değerlendirilmelidir.
Anksiyete ile panik atak aynı şey mi?
Hayır. Anksiyete daha uzun süren kaygı ve gerginlik şeklinde görülebilir. Panik atak ise genellikle ani başlayan yoğun korku veya rahatsızlık dönemidir ve çarpıntı, nefes darlığı, titreme, baş dönmesi veya kontrolü kaybetme korkusu gibi belirtiler içerebilir.
Anksiyete kendi kendine geçer mi?
Geçici kaygılar stresli durum ortadan kalktığında azalabilir. Ancak yoğun, tekrarlayan veya günlük yaşamı etkileyen anksiyete belirtileri bazı kişilerde devam edebilir. Belirtiler yaşamınızı sınırlandırıyorsa veya sürekli kaçınmanıza neden oluyorsa profesyonel değerlendirme yararlı olabilir.
Anksiyete kalp çarpıntısı yapar mı?
Evet, kaygı sırasında kalp atışlarının hızlanması mümkündür. Ancak çarpıntının kalp ritmi, tiroid, ilaç veya kafein gibi başka nedenleri de olabilir. Özellikle yeni başlayan veya şiddetli belirtileri otomatik olarak anksiyeteye bağlamamak gerekir.
Anksiyete için psikolog mu psikiyatrist mi?
Psikolog, psikolojik değerlendirme ve uygun mesleki eğitim/yetkinliği varsa psikoterapi alanında çalışabilir. Psikiyatrist ise tıp doktorudur ve gerektiğinde ilaç tedavisi planlayabilir. Kişinin ihtiyacına göre yalnızca psikolojik destek veya psikolog ve psikiyatristin birlikte çalışması uygun olabilir.
Anksiyete tamamen geçer mi?
Anksiyete bozuklukları için etkili psikolojik ve tıbbi tedavi seçenekleri bulunmaktadır. Amaç kişinin hayatında hiçbir zaman kaygı yaşamaması değil, kaygının günlük yaşam üzerindeki kontrolünü azaltmak ve kişinin daha işlevsel baş etme yolları geliştirmesine yardımcı olmaktır.
Önerilen Konular
Panik Atak Nedir?
Psikoloğa Ne Zaman Gidilmeli?
Stres Nedir? Belirtileri ve Başa Çıkma Yolları
Sosyal Anksiyete Nedir?
Sınav Kaygısı Nedir?
Travma Sonrası Stres Belirtileri Nelerdir?
Uyku Problemleri ve Psikolojik Etkenler
Van Psikolog
Kaynaklar
World Health Organization – Anxiety Disorders, 8 Eylül 2025: Normal kaygı ile anksiyete bozukluklarının ayrımı, fiziksel ve psikolojik belirtiler, farklı anksiyete bozuklukları ve kanıta dayalı psikolojik müdahaleler.
National Institute of Mental Health – Generalized Anxiety Disorder: Yaygın anksiyete bozukluğunda psikoterapi, BDT, ACT ve ilaç tedavisi seçeneklerinin kişiye göre planlanması.
NHS – Generalised Anxiety Disorder: Kontrol edilmesi zor endişe, uyku, huzursuzluk, konsantrasyon, kas gerginliği ve fiziksel belirtiler ile günlük işlevselliğin değerlendirilmesi.
NICE – Generalised Anxiety Disorder and Panic Disorder in Adults: Basamaklı bakım yaklaşımı, BDT ve uygulamalı gevşeme gibi psikolojik müdahaleler ile ilaç seçeneklerinin bireysel tercihler ve ihtiyaçlara göre değerlendirilmesi.
National Institute of Mental Health – Panic Disorder: Panik atak ile panik bozukluk arasındaki fark ve çarpıntı, nefes darlığı, titreme, göğüs ağrısı, baş dönmesi gibi panik belirtileri.
Cliniq – Van Psikolog: Van / İpekyolu'nda yetişkinlerde kaygı, stres, duygu durumu ve günlük yaşam güçlüklerine yönelik psikolojik destek hizmeti.
Cliniq – Psikoterapi: Tek bir duygu veya belirtinin psikiyatrik tanı anlamına gelmemesi ve terapi sürecinin kişinin ihtiyaçları ile uygulayıcının yetkinliğine göre planlanması.
Cliniq – Mevcut Anksiyete Yazısı: Güncellenen eski içeriğin mevcut sayfası ve URL yapısı.


