Kekemelik Nedir, Neden Olur ve Ne Zaman Destek Alınmalı?
Güncelleme tarihi: 5 gün önce

Kekemelik nedir? Kekemelik; kişinin ne söylemek istediğini bilmesine rağmen konuşma akışında istemsiz ses veya hece tekrarları, ses uzatmaları ya da konuşmanın bir anda durduğu bloklar yaşayabildiği bir konuşma akıcılığı farklılığıdır.
Özellikle 2–6 yaş arasında, konuşma ve dil gelişiminin hızlı olduğu dönemde başlayabilir. Ancak küçük çocukların konuşurken yaptığı her tekrar veya duraksama kekemelik anlamına gelmez.
Değerlendirmede yalnızca “kaç kez takıldığına” değil; takılmanın türüne, fiziksel zorlanmaya, çocuğun tepkisine, ne kadar süredir devam ettiğine ve günlük iletişimi nasıl etkilediğine bakılır.
Kekemelik Nedir?
Konuşma tamamen kesintisiz ilerleyen bir süreç değildir.
Herkes zaman zaman:
Kelime tekrar edebilir,
Cümlesini yeniden kurabilir,
“Şey”, “yani” gibi ifadeler kullanabilir,
Ne söyleyeceğini düşünürken durabilir.
Kekemelikte ise özellikle:
Ses tekrarları,
Hece tekrarları,
Ses uzatmaları,
Konuşma blokları
daha belirgin olabilir.
Örneğin:
“b-b-b-ben geldim”
veya
“ssssu istiyorum”
gibi tekrar ve uzatmalar görülebilir.
Bazen kişi söylemek istediği kelimeyi bilir ancak sesi başlatmakta zorlanıyor gibi görünür. Buna konuşma bloğu denebilir.
Çocuklarda Her Konuşma Takılması Kekemelik midir?
Hayır.
Özellikle okul öncesi dönemde çocukların konuşmalarında geçici akıcısızlıklar görülebilir.
Çocuk:
“Ben ben ben bugün parka gittim.”
diyebilir veya cümlesini yarıda bırakıp yeniden başlayabilir.
Bu durum tek başına kekemelik anlamına gelmez.
Tipik gelişimsel akıcısızlıklarda daha sık:
Kelime veya cümle tekrarları,
Cümleyi yeniden düzenleme,
Dolgu sözcükleri
görülebilir.
Kekemelikle daha fazla ilişkilendirilen özellikler ise:
Tek sesin tekrarı,
Tek hecenin tekrarı,
Sesin uzatılması,
Konuşmanın bloke olması,
Takılma sırasında belirgin fiziksel çaba
gibi durumlardır.
Ancak yalnızca bir konuşma örneğine bakarak tanı konmamalıdır.
Kekemelik Belirtileri Nelerdir?
Kekemelik herkeste aynı şekilde görülmeyebilir.
Ses veya Hece Tekrarları
Çocuk:
“a-a-a-anne”
veya
“ba-ba-ba-bana ver”
şeklinde tekrar yapabilir.
Ses Uzatmaları
Kelimenin başındaki ses normalden uzun sürebilir:
“sssssen de gel.”
Konuşma Blokları
Kişi kelimeyi söylemek ister ancak ses bir süre çıkmayabilir.
Bu sırada konuşmak için belirgin bir çaba oluşabilir.
Fiziksel Zorlanma
Bazı kişilerde takılma sırasında:
Göz kırpma,
Yüzde gerilme,
Dudak veya çenede gerginlik,
Baş veya vücut hareketleri
görülebilir.
Kelimelerden Kaçınma
Çocuk veya yetişkin söylemekte zorlanacağını düşündüğü kelimeleri değiştirmeye başlayabilir.
Örneğin istediği kelimeyi söylemek yerine daha kolay olduğunu düşündüğü başka bir sözcük kullanabilir.
Konuşmaktan Kaçınma
Kekemelik yalnızca dışarıdan duyulan tekrarlarla sınırlı değildir.
Bazı kişiler:
Derste söz almaktan,
Telefonla konuşmaktan,
Yeni insanlarla tanışmaktan,
Sipariş vermekten
kaçınmaya başlayabilir.
Bu nedenle değerlendirmede konuşmanın kişinin günlük yaşamına etkisi de önemlidir.
Kekemelik Neden Olur?
Kekemeliğin tek bir nedeni yoktur.
Gelişimsel kekemeliğin oluşumunda genetik ve nörogelişimsel faktörlerin önemli rol oynadığı düşünülmektedir.
Araştırmalar kekemeliğin bazı ailelerde daha sık görülebildiğini ve konuşmayı yöneten beyin ağlarının işleyişinde bazı farklılıkların bulunabildiğini göstermektedir.
Ancak tek bir:
Gen,
Beyin bölgesi,
Ebeveyn davranışı,
Yaşam olayı
kekemeliğin nedeni olarak gösterilemez.
Kekemelik Anne-Baba Hatasından Kaynaklanır mı?
Hayır.
Çocuğun kekelemesi:
Yanlış yetiştirilmesi,
Ailenin yeterince ilgilenmemesi,
Çocuğun fazla konuşması,
Ebeveynin hızlı konuşması
nedeniyle ortaya çıkan bir durum değildir.
Ailelerin kendilerini suçlaması için bilimsel bir neden yoktur.
Bununla birlikte çevredeki iletişim baskısı çocuğun konuşma deneyimini daha zor hale getirebilir.
Bu nedenle aile yaklaşımı kekemeliğin “nedeni” olmak yerine çocuğun iletişim deneyimini daha rahat veya daha zor hale getirebilen faktörlerden biri olarak düşünülmelidir.
Stres Kekemeliğe Neden Olur mu?
Stres gelişimsel kekemeliğin temel nedeni değildir.
Ancak stresli, heyecanlı veya zaman baskısı bulunan durumlarda kekemelik daha belirgin hale gelebilir.
Örneğin çocuk:
Sınıfta konuşurken,
Heyecanlandığında,
Aceleyle bir şey anlatmak istediğinde
daha fazla takılabilir.
Bu durum:
“Çocuk stres yaptığı için kekeliyor.”
anlamına gelmez.
Kekemeliğin miktarı farklı günlerde ve farklı konuşma ortamlarında doğal olarak değişebilir.
Travma Kekemeliğe Neden Olur mu?
Çocuklukta görülen gelişimsel kekemeliği doğrudan psikolojik travmayla açıklamak doğru değildir.
Günümüzde gelişimsel kekemelik nörogelişimsel ve genetik etkenlerle ilişkili kompleks bir durum olarak ele alınmaktadır.
NIDCD, geçmişte kekemeliğin psikolojik kökenli olduğunun düşünüldüğünü ancak psikojenik kekemeliğin nadir olduğunu belirtmektedir.
Bu nedenle:
“Çocuk mutlaka bir travma yaşadı, o yüzden kekeliyor.”
şeklinde bir varsayım yapılmamalıdır.
Kekemelik Zekâ ile İlgili midir?
Hayır.
Kekemelik kişinin zekâ düzeyini göstermez.
Kekeleyen kişi söylemek istediğini bilmiyor değildir.
Sorun genellikle düşüncenin oluşmasından çok konuşmanın akıcı biçimde üretilmesi sırasında ortaya çıkar.
Bu nedenle çocuk konuşurken takıldığında:
“Biraz düşün, sonra konuş.”
demek çoğu durumda sorunu açıklayan veya çözen bir yaklaşım değildir.
Kekemelik En Çok Hangi Yaşlarda Başlar?
Gelişimsel kekemelik çoğunlukla erken çocukluk döneminde ortaya çıkar.
Özellikle 2–6 yaş, dil ve konuşma gelişiminin hızlı olduğu dönemdir ve kekemeliğin en sık başladığı yaş aralığıdır.
Bazı çocuklarda başlangıç:
Yavaş yavaş,
Bazılarında ise oldukça ani
olabilir.
Çocuğun daha önce akıcı konuşmuş olması, sonradan başlayan kekemeliği otomatik olarak psikolojik bir nedene bağlamayı gerektirmez.
Kekemelik Kendiliğinden Geçebilir mi?
Bazı çocuklarda erken dönemde başlayan kekemelik zaman içerisinde azalabilir veya kaybolabilir.
Ancak hangi çocukta devam edeceğini yalnızca başlangıçtaki konuşmaya bakarak kesin biçimde tahmin etmek mümkün değildir.
Bu nedenle:
“Nasıl olsa geçer.”
diyerek uzun süre beklemek her çocuk için doğru yaklaşım olmayabilir.
Risk değerlendirmesi bir dil ve konuşma terapisti tarafından yapılabilir.
Kekemeliğin Devam Etme Olasılığını Artırabilecek Faktörler Nelerdir?
Tek bir faktör kesin olarak:
“Bu çocukta kekemelik kalıcı olacak.”
anlamına gelmez.
Ancak değerlendirmede özellikle:
Ailede devam eden kekemelik öyküsü,
Kekemeliğin uzun süredir devam etmesi,
Konuşma sırasında artan fiziksel gerginlik,
Çocuğun konuşmasına olumsuz tepki vermesi,
Kelime veya konuşma ortamlarından kaçınmaya başlaması,
Eşlik eden konuşma veya dil güçlükleri
dikkate alınabilir.
Çocuğun bireysel gelişim profili her zaman birlikte değerlendirilmelidir.
Kekemelik Bir Gün Fazla, Bir Gün Az Olabilir mi?
Evet.
Kekemeliğin değişken olması oldukça yaygındır.
Çocuk bir gün oldukça akıcı konuşurken başka bir gün daha fazla takılabilir.
Konuşma akıcılığı:
Heyecan,
Yorgunluk,
İletişim ortamı,
Konuşulan kişi,
Zaman baskısı
gibi faktörlere göre değişebilir.
Bu dalgalanma, çocuğun kekemeliği isteyerek yaptığı anlamına gelmez.
Çocuk Kekelerken “Yavaş Konuş” Demek Doğru mu?
Genellikle çocuğa sürekli:
“Yavaş konuş.”
“Bir nefes al.”
“Sakin ol.”
“Tekrar söyle.”
“Önce düşün.”
“Düzgün konuş.”
demek önerilmez.
Bu ifadeler iyi niyetli olsa da çocuğun konuşma biçimine daha fazla odaklanmasına ve konuşurken baskı hissetmesine neden olabilir.
Bunun yerine çocuğun ne söylediğine odaklanmak daha önemlidir.
Çocuk Kekelerken Cümlesini Tamamlamalı mıyım?
Genellikle hayır.
Çocuk bir kelimede takıldığında onun yerine kelimeyi söylemek veya cümlesini tamamlamak yardımcı olmak gibi görünebilir.
Ancak çocuk bunu:
“Benim bitirmemi beklemiyorlar.”
şeklinde deneyimleyebilir.
Daha uygun yaklaşım:
Sabırla dinlemek,
Normal göz temasını korumak,
Söylemek istediği şeyi tamamlaması için zaman vermek,
Konuşma biçiminden çok mesajına odaklanmaktır.
Kekemelik Hakkında Çocukla Konuşmak Yanlış mı?
Hayır.
Çocuk kekemeliğinin farkındaysa konuyu tamamen yok saymak zorunda değilsiniz.
Çocuk:
“Neden konuşurken takılıyorum?”
diye sorarsa sakin ve yaşına uygun biçimde konuşabilirsiniz.
Örneğin:
“Bazen konuşurken kelimeler biraz takılabiliyor. Seni dinlemek için zamanımız var.”
gibi bir yaklaşım kullanılabilir.
Kekemeliği konuşulamayacak veya utanılması gereken bir konu haline getirmemek önemlidir.
Kekemelik Çocuğun Özgüvenini Mutlaka Bozar mı?
Hayır.
Kekemeliğin olması otomatik olarak özgüven problemi anlamına gelmez.
Bir çocuk kekelemesine rağmen:
Rahat iletişim kurabilir,
Arkadaşlarıyla konuşabilir,
Sınıfta söz alabilir,
Kekemeliğine karşı nötr bir tutuma sahip olabilir.
Başka bir çocuk ise çok daha hafif kekemeliğe rağmen konuşmaktan yoğun biçimde kaçınabilir.
Bu nedenle yalnızca dışarıdan duyulan kekemeliğin miktarı değil, çocuğun kendi iletişim deneyimi de önemlidir.
Gizli Kekemelik Nedir?
Bazı kişiler kekemeliklerini gizlemek için çeşitli stratejiler geliştirir.
Örneğin:
Zor kelimeleri değiştirmek,
Cümleyi yeniden kurmak,
Telefonla konuşmaktan kaçınmak,
Bildiği halde sınıfta cevap vermemek
gibi.
Bu nedenle dışarıdan çok az kekemelik duyulması her zaman kişinin kekemelikten etkilenmediği anlamına gelmez.
Özellikle okul çağındaki çocuklar, ergenler ve yetişkinlerde kaçınma davranışlarının değerlendirilmesi önemlidir.
Kekemelik Nasıl Değerlendirilir?
Kekemelik değerlendirmesi genellikle dil ve konuşma terapisti tarafından yapılır.
Değerlendirmede yalnızca çocuğun kaç kez takıldığı sayılmaz.
Terapist:
Kekemeliğin ne zaman başladığını,
Zaman içinde nasıl değiştiğini,
Ses ve hece tekrarlarını,
Uzatmaları ve blokları,
Fiziksel gerginliği,
Çocuğun kekemeliğe verdiği tepkiyi,
Kaçınma davranışlarını,
Aile öyküsünü,
Konuşma ve dil gelişimini,
Günlük iletişim üzerindeki etkisini
birlikte değerlendirebilir.
Amaç yalnızca:
“Kekemelik var mı?”
sorusunu cevaplamak değil, kişinin iletişimi nasıl deneyimlediğini anlamaktır.
Kekemelikte Ne Zaman Dil ve Konuşma Terapistine Başvurulmalı?
Çocuğun konuşmasından endişeleniyorsanız değerlendirme istemek için belirli bir süre beklemek zorunda değilsiniz.
Özellikle şu durumlarda dil ve konuşma terapisti değerlendirmesi düşünülebilir:
Ses veya hece tekrarları belirginse,
Ses uzatmaları veya bloklar varsa,
Konuşurken fiziksel olarak zorlanıyorsa,
Takılmalar giderek artıyorsa,
Kekemelik birkaç aydır sürüyorsa,
Ailede devam eden kekemelik öyküsü varsa,
Çocuk konuşmasına tepki göstermeye başladıysa,
Kelime veya konuşma ortamlarından kaçınıyorsa,
Ebeveyn olarak konuşması konusunda belirgin endişeniz varsa.
NIDCD, özellikle kekemelik 3–6 ay sürüyorsa, fiziksel mücadele davranışları varsa veya aile öyküsü bulunuyorsa değerlendirmeyi önermektedir.
Ancak destek istemek için mutlaka 6 ay beklemek gerekmez.
Kekemelik Terapisi Nasıl Yapılır?
Kekemelik terapisi herkes için aynı şekilde uygulanmaz.
Terapi:
Kişinin yaşına,
Kekemeliğin özelliklerine,
Konuşmaya karşı tepkilerine,
Günlük iletişim ihtiyaçlarına,
Ailenin ihtiyaçlarına
göre planlanır.
Okul Öncesi Çocuklarda
Aile katılımı özellikle önemlidir.
Dil ve konuşma terapisti aileye:
Çocuğu nasıl dinleyebileceği,
İletişim baskısının nasıl azaltılabileceği,
Kekemeliğe nasıl yanıt verilebileceği
konusunda rehberlik edebilir.
Bazı çocuklarda doğrudan kekemelik odaklı terapi yaklaşımları da kullanılabilir.
Okul Çağındaki Çocuk ve Ergenlerde
Yalnızca daha akıcı konuşmaya değil;
Konuşma rahatlığına,
Kekemelikle ilgili düşünce ve duygulara,
Kaçınma davranışlarına,
Okul ve sosyal katılıma
da odaklanılabilir.
Yetişkinlerde
Terapi hedefleri kişiye göre değişebilir.
Bazı kişiler konuşmayı daha rahat hale getiren teknikler üzerinde çalışmak isterken bazıları:
Kekemelikle ilgili mücadeleyi azaltmak,
Kaçındığı iletişim durumlarına katılmak,
Daha özgür ve spontan iletişim kurmak
üzerinde çalışmak isteyebilir.
Kekemelik Terapisinin Hedefi Sıfır Kekemelik midir?
Her zaman değil.
Modern kekemelik yaklaşımında başarı yalnızca:
“Kişi artık hiç kekelemiyor mu?”
sorusuyla değerlendirilmez.
Önemli hedeflerden bazıları:
Daha rahat iletişim,
Fiziksel mücadeleyi azaltma,
Kaçınmayı azaltma,
İletişime katılımı artırma,
Kekemelikle ilgili olumsuz duyguları yönetme,
Kişinin istediğini özgürce ifade edebilmesidir.
Kişinin bireysel hedefleri terapi planında merkezi rol oynar.
Nefes Egzersizi Kekemeliği Geçirir mi?
Kekemeliği yalnızca nefes problemi olarak görmek doğru değildir.
Bu nedenle:
“Doğru nefes alırsan kekemelik geçer.”
gibi bir yaklaşım bilimsel olarak yeterli değildir.
Bazı terapi yaklaşımlarında konuşmanın fiziksel özellikleri üzerinde çalışılabilir ancak uygulamalar kişinin bireysel değerlendirmesine göre seçilmelidir.
Evde rastgele nefes veya konuşma egzersizleri yapmak profesyonel değerlendirme yerine geçmez.
Kekemelik İçin İlaç Var mı?
Kekemeliği tedavi etmek için rutin olarak kullanılan ve yalnızca kekemelik için onaylanmış standart bir ilaç tedavisi bulunmamaktadır.
Kişinin kekemeliğe eşlik eden başka bir sağlık veya ruh sağlığı durumu varsa bunun tedavisi ayrıca planlanabilir.
Bu durum doğrudan kekemelik tedavisiyle aynı şey değildir.
Kekemelikte Psikolojik Destek Gerekir mi?
Her kekeleyen kişinin psikolojik desteğe ihtiyacı yoktur.
Ancak kişi kekemelik nedeniyle:
Yoğun konuşma kaygısı,
Sosyal ortamlardan kaçınma,
Utanç,
Zorbalık deneyimi,
Günlük yaşamda belirgin duygusal zorlanma
yaşıyorsa psikolojik destek dil ve konuşma terapisine ek olarak düşünülebilir.
Psikolojik destek, kekemeliğin nörogelişimsel temelini “tedavi etmek” için değil, kişinin yaşadığı duygusal ve sosyal etkileri ele almak için kullanılabilir.
Çocuğuma Evde Nasıl Yardımcı Olabilirim?
Ne Söylediğine Odaklanın
Çocuğun konuşmasının ne kadar akıcı olduğundan çok anlatmak istediği şeyi dinleyin.
Cümlesini Tamamlamayın
Takıldığında kelimeyi onun yerine söylemeden konuşmasını tamamlaması için zaman verin.
Sürekli Düzeltmeyin
“Yavaşla”, “nefes al” veya “yeniden söyle” gibi sürekli yönlendirmeleri azaltın.
Konuşmak İçin Zaman Tanıyın
Ailece konuşurken herkesin sırayla ve baskı hissetmeden konuşabileceği bir ortam oluşturun.
Kekemeliği Tabu Haline Getirmeyin
Çocuk konuyu açarsa sakin ve doğal biçimde konuşabilirsiniz.
Suçluluk Hissetmeyin
Kekemelik ebeveyn hatası değildir.
Ailenin rolü kekemeliği “düzeltmek” değil, çocuğun rahat ve güvenli şekilde iletişim kurabileceği bir ortamı desteklemektir.
Yetişkinlikte Aniden Başlayan Kekemelik Normal midir?
Çocukluk döneminden beri bulunmayan kekemeliğin yetişkinlikte aniden başlaması farklı şekilde değerlendirilmelidir.
Nadir durumlarda konuşma akıcılığındaki ani değişiklikler:
İnme,
Kafa travması,
Diğer nörolojik durumlar
sonrasında ortaya çıkabilir.
Özellikle ani konuşma değişikliğine:
Yüzde kayma,
Kol veya bacakta güçsüzlük,
Uyuşma,
Konuşmayı anlamada güçlük,
Şiddetli yeni baş ağrısı
eşlik ediyorsa acil tıbbi değerlendirme gerekir.
Kekemelik İçin Ne Zaman Dil ve Konuşma Terapisi Değerlendirmesi Düşünülebilir?
Değerlendirme için kekemeliğin çok şiddetli hale gelmesini beklemek gerekmez.
Özellikle:
Tekrar, uzatma veya bloklar sıklaşıyorsa,
Konuşma sırasında fiziksel mücadele oluşuyorsa,
Çocuk konuşmaktan kaçınmaya başladıysa,
Kekemeliği konusunda üzülüyor veya kaygılanıyorsa,
Aile öyküsü varsa,
Takılmalar birkaç aydır devam ediyorsa,
Ebeveyn olarak durumun normal gelişimsel akıcısızlık mı kekemelik mi olduğundan emin değilseniz
dil ve konuşma terapisti değerlendirmesi yararlı olabilir.
Cliniq'te Kekemelik Nasıl Ele Alınır?
Cliniq'te kekemelik değerlendirmesinde yalnızca konuşmadaki tekrarların sayısına odaklanılmaz.
Kişinin:
Konuşma akıcılığı,
Tekrar, uzatma ve blokları,
Fiziksel zorlanması,
Konuşmaya yönelik duygu ve davranışları,
Günlük iletişim deneyimi,
Okul, sosyal yaşam veya iş hayatındaki etkilenimi
bireysel olarak ele alınabilir.
Çocuklarda aile gözlemleri ve gelişim öyküsü de değerlendirmeye dahil edilir.
Amaç kişiye hazır bir konuşma egzersizi vermek değil, kekemeliğin bireyin iletişimini nasıl etkilediğini anlamak ve buna göre destek planlamaktır.
Van'da Kekemelik İçin Dil ve Konuşma Terapisti
Çocuğunuzun konuşmasındaki takılmalar sizi düşündürüyorsa veya siz konuşurken kekemelik nedeniyle iletişimden kaçınmaya başladıysanız dil ve konuşma terapisi değerlendirmesi düşünülebilir.
Cliniq Sağlıklı Yaşam Merkezi'nde Van / İpekyolu'nda çocuk ve yetişkinlere yönelik dil ve konuşma terapisi hizmeti sunulmaktadır.
İlk değerlendirmede kekemeliğin özellikleri ve kişinin günlük iletişim ihtiyaçları ele alınarak uygun destek planlanabilir.
Cliniq
Sağlıklı Yaşam Merkezi
Hafiziye, İki Nisan Blv. No:78G
İpekyolu / Van 65100
Telefon:
0432 502 72 22
WhatsApp:
0501 369 43 26
Çalışma Saatleri:
Pazartesi–Cuma: 09:00–20:00
Cumartesi: 09:00–18:00
Ücretsiz Ön Görüşme Al
WhatsApp'tan Bilgi Al
Sık Sorulan Sorular
3 yaşındaki çocuğun kekelemesi normal mi?
3 yaş civarında konuşmanın hızlı geliştiği dönemde bazı çocuklarda tekrar ve duraksamalar görülebilir. Ancak ses veya hece tekrarları, uzatmalar, bloklar, fiziksel zorlanma ya da çocuğun konuşmasına olumsuz tepki vermesi varsa kekemelik açısından değerlendirme düşünülebilir. Emin değilseniz beklemek yerine dil ve konuşma terapistinden görüş almak mümkündür.
Kekemelik kaç yaşında başlar?
Gelişimsel kekemelik en sık erken çocuklukta, özellikle yaklaşık 2–6 yaş arasında başlar. Başlangıç bazı çocuklarda yavaş ilerlerken bazılarında oldukça ani olabilir. Yetişkinlikte yeni ve ani başlayan kekemelik ise gelişimsel kekemelikten farklı değerlendirilmelidir.
Kekemelik kendiliğinden geçer mi?
Bazı çocuklarda erken çocukluk dönemindeki kekemelik zaman içinde azalabilir veya kaybolabilir. Ancak hangi çocukta devam edeceğini kesin olarak önceden söylemek mümkün değildir. Süre, aile öyküsü, fiziksel gerginlik, kaçınma ve eşlik eden konuşma-dil özellikleri değerlendirmede dikkate alınır.
Çocuk kekelerken “yavaş konuş” demeli miyim?
Genellikle sürekli “yavaşla”, “nefes al” veya “tekrar söyle” şeklinde düzeltmek önerilmez. Çocuğun nasıl söylediğinden çok ne söylediğine odaklanmak, cümlesini tamamlaması için zaman vermek ve konuşma baskısını azaltmak daha destekleyici olabilir.
Kekemelik heyecandan mı olur?
Hayır. Heyecan veya stres gelişimsel kekemeliğin temel nedeni değildir. Ancak bazı kişilerde heyecan, yorgunluk veya zaman baskısı sırasında kekemelik daha belirgin olabilir. Bu, kişinin yeterince sakin olmadığı için kekelediği anlamına gelmez.
Kekemelik için ne zaman terapiye başlanmalı?
Konuşmada belirgin ses veya hece tekrarları, uzatmalar veya bloklar varsa; çocuk fiziksel olarak zorlanıyor, konuşmaktan kaçınıyor veya durum birkaç aydır devam ediyorsa değerlendirme önerilebilir. Ailede kekemelik öyküsü olması da değerlendirmeyi daha önemli hale getirebilir. Endişeniz varsa belirli bir süre beklemek zorunda değilsiniz.
Kekemelik tamamen geçer mi?
Kekemeliğin seyri kişiden kişiye farklıdır. Bazı çocuklarda zamanla tamamen kaybolabilirken bazı kişilerde yaşam boyu devam edebilir. Terapinin amacı yalnızca hiç kekelememek değil; daha rahat, özgür ve işlevsel iletişim kurabilmek ve kekemeliğin kişinin yaşamındaki olumsuz etkisini azaltmaktır.
Önerilen Konular
Çocuğum Konuşmuyor: Ne Zaman Destek Almalı?
2 Yaşındaki Çocuk Kaç Kelime Söylemeli?
Artikülasyon Bozukluğu Nedir?
Konuşma Sesi Bozuklukları Nelerdir?
Gecikmiş Konuşma Nedir?
Dil ve Konuşma Terapisi Nedir?
Van Dil ve Konuşma Terapisti
Kaynaklar
American Speech-Language-Hearing Association (ASHA) – Stuttering, Cluttering and Fluency: Kekemeliğin değerlendirilmesi, okul öncesi dönemde aile katılımı, fiziksel mücadele ve kaçınma davranışları ile bireyselleştirilmiş terapi yaklaşımları.
ASHA – Typical Disfluency and Stuttering: Tipik gelişimsel akıcısızlıkların; ses/hece tekrarları, uzatmalar, bloklar ve fiziksel mücadeleyle seyreden kekemelik özelliklerinden ayrılması.
National Institute on Deafness and Other Communication Disorders (NIDCD) – Stuttering: Kekemeliğin özellikleri, 2–6 yaş dönemindeki gelişimsel başlangıç, genetik ve nörogelişimsel faktörler, nörojenik kekemelik, değerlendirme ve destek süreci.
NHS – Stammering: Çocukluk dönemindeki başlangıç, değişken konuşma akıcılığı, fiziksel eşlik eden davranışlar, kaçınma ve erken profesyonel görüş alma önerileri.
Cliniq – Dil ve Konuşma Terapisi: Kekemelikte tekrar, uzatma, blok ve konuşmaya başlama güçlüklerinin yanı sıra kişinin iletişime yönelik duygu ve davranışlarının değerlendirilmesine ilişkin mevcut hizmet yaklaşımı.
Cliniq – Mevcut Kekemelik Yazısı: Eski içeriğin güncellenen sayfası; stres/travma, EMDR, nefes çalışmaları ve “özgüveni yeniden inşa etme” gibi aşırı veya genelleyici ifadeler yeni sürümde bilimsel çerçevede düzeltilmiştir.


